İlimizde doğa harikası ve tarihi mekânlarımız var. Şiran Tomara Şelalesi, Kelkit Satala Yerleşim Yeri (Sadak köyü sınırları içinde), Gümüşhane Torul Sınırları içinde Karaca Mağarası, Limni Gölleri (Zigana ve Altınpınar köyleri sınırları içinde) Gümüşhane Merkez ilçe sınırları içindeki diğer göller, senenin her ayında ve gününde tepeleri karlı Abdal Musa Tepesi (Rakım 3600 Metre) Örümcek Ormanları, bir zamanlar Rumlar için belli statüde tutulan İmera Köyü, Gümüşhane’nin ilk kuruluş mekânı olan Canca, Caniçe, ikinci kuruluş yerimiz olan Süleymaniye Mahallesi ve daha başka mekânlarda 3 bin yıllık tarihi yansıtan yerler, üzerinde durulması gereken eserlerimiz var.
Biz, her alandaki varlıklarımızı koruyamaz, tanıtamazsak, kim ilgilenecek?
Bu sıraladığım eserlerin, yerlerin tümü kayıtlarımızda var. Zaman zam da, dergilerde, gazetelerde, yazıldı, küçük kitapçıklar halinde yayınlandı.
Ne var ki, bu eserlerin bulundukları yerlere ulaşımı sağlamak için yollar yapılacak, bu yollar, her tarihi mekânla irtibatlandırılacak.
İsrail, Filistinlilerden satın alarak yerleştikleri Arabistan Çöllerini “Yeşeren Çöller Ülkesi sloganıyla” başka yerlerden toprak taşıyarak mamur bir konuma getirdi. Çeşitli dillerde broşürler, kitapçıklar yayınlayarak, bütün dünyaya tanıttı.
Niye verdim bu örneği?
İsrail, çölleri tarım yapılabilecek konuma getirerek yaşanılabilen yerler haline sokarken, biz, geçmiş medeniyetlerin ve doğanın bize emanet bıraktığı değerleri koruyamıyor, duyuramıyor, özellikle bunlardan turizm açısından yararlanmasını beceremiyoruz.
Zigana kayak pistinin dışında, Süleymaniye mahallesinin üst taraflarında, “Musalla” adıyla anılan tepelerde, Mayıs ayına kadar kar kalıyor. Bu durum, eski valilerimizden Sayın Hasan Basri Güzeloğlu, Avrupa Kayak Federasyonu yetkililerini de getirip gösterdi ve iyi bir kayak pisti yapılabileceğini saptamıştı. Ne yazık ki, Vali Güzeloğlu’nun bir süre daha ilimizde kalmasını sağlayamadık. Eğer, Güzeloğlu ilimizde kalabilseydi kayak konusu da yürürlüğe girmiş olacaktı.
Kayak deyip geçmemek gerekir. Çünkü bu spor dalı da, ilimizin turizm açısından kalkınmasına büyük katkılar sağlayacaktır.
Sonuç ne?
Sonuç; halkın deyimiyle, yağımız var, şekerimiz var, unumuz var ama helva yapıp yiyemiyoruz.
Bu yazının özeti bu.