enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Eskiler-Yeniler

28.04.2026 12:02
0
A+
A-

Uzun yıllardan beri, eskiler-yeniler tartışmaları sürüp gider. Yaşları ilerlemiş olanlar; “Bizim zamanımız; insanlar, olaylar şöyleydi” diyerek yenileri eleştirirlerdi. Yeniler de; “Sizin zamanınızda olanlar eskilerde kaldı. Dönemler değişiyor. Teknik, teknoloji ilerliyor. Yeniliklere ayak uydurmak zorunluluğu vardır” diyorlardı.

Eskiden de, devletin ve devleti oluşturan vatandaşların haklarını, hukuklarını gözeten yasalar vardı. Yasalar kadar etkili olan gelenek ve görenekler de vardı. Gençler, eskiden üç ay önce evlenip, belli belirsiz sebep olmadan üç ay, beş ay sonra boşanmazlardı. Yasal değil ama toplumsal baskı vardı etkili olurdu bu konuda.

Eskiden büyük-küçük, sevgi-saygı, insanların uyum içinde yaşamaları konusunda daha belirleyiciydi.

Ne var ki, günümüzde, bazı geleneklerin, bazı alışkanlıkların değişmesi gerekiyor. Artık; dedeler, nineler, gelinler, damatlar, torunlar bir arada yaşamıyor. Doğrusu da bugün olduğu gibi, ayrı evlerde, ama birbirinden haberli ve ilişkili yaşamaktır. Eskiden görücü usulüyle evlenirdi gençler. Evlenecekleri eşleri kendileri seçmez, onun yerine anne ve babaları seçer, onlar da rıza gösterirlerdi. Şimdi, evlenecek olanlar birbirlerini önceden tanıyor, anlaşabilecekleri kararına varırlarsa, aile büyüklerini de araya koyarak evleniyorlar. Yine, doğru olan budur.

Eskiden; kavgalar, dövüşler, hırsızlıklar, soygunlar günümüzdeki kadar olmazdı. Eskiden, pek çok olumsuz olaylarının meydana gelmesinde, yasalardan önce; ayıp, günah, büyük-küçük, sevgi, saygı gibi toplumsal olaylar, gelenek ve görenekler devreye girerdi. İşlenecek kusurlarda, utanma duygusu ağır basardı. Şimdi; gelenek ve görenekler değil, yasalar da etkili olmuyor olayların yaşanmasında. Olaylar konusunda, elbette nüfusun artmasının, geçim sıkıntılarının, hakkın, hukukun çoğu kez yerine gelmemesinin etkisi de var. Bazı olayları birileri işlediğinde zarar görmüyor, kimileri işlediğinde zarar görüyor.

İnsanların suç işlemelerinde ne yasalar, ne gelenek ve görenekler, ne toplumsal baskı, ne ayıp, ne günah, bunların hiçbiri etkili olmuyor.

Zaman zamandır söylenen bir deyimde olduğu gibi; binmişiz bir alamete, gidiyoruz kıyamete!…

Allah, sonumuzu hayreylesin.

Yazarın Diğer Yazıları
03.02.2021 10:15
15.05.2023 15:55
22.08.2024 13:50
10.03.2023 15:23
08.01.2026 14:59
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.