enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Arkadaşını Söyle….

24.09.2025 12:25
0
A+
A-

Farkındaysanız, 60 yıla yaklaşan yaz ı hayatımızda Atasözlerine ve halk deyimlerine sık sık yer veririm. O özlü sözler, yılların deneyiminden süzülerek günümüze kadar gelmiş ve bundan sonra gelecek yeni kuşaklara da ulaşacaktır.

Başlıktaki halk deyiminin tamamı; “Arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” şeklindedir.

Çünkü aynı görüşü, aynı davranışı, aynı eğilimi paylaşanlar bir araya gelir.

Toplumlarda da, kim kime değer veriyor ya da kim kimden uzak duruyorsa, ortada; ilim, irfan, ahlak yönünden uyuşmazlıklar vardır.

İçki alışkanlığı olanları, iskambil oyunlarına düşkün olanları, kumar oynayanları

Cami cemaatinden olanları, bilimler uğraşanları hep bir arada görürsünüz. Aralarında farklı konumda olanlar çok nadir görülür. Görünse de, birliktelikleri uzun sürmez.

Bilirsiniz; psikolojide; “Karakterler birbirine yaklaştırır” başlıklı bir konu vardır. Aynı karakterleri taşıyanların sık sık bir araya gelmesi de bundandır.

İşin ehli olmayanların; şairleri, yazarları, sanatkârları, toplum içindeki nitelikleri, kabul görenleri ya da görmeyenleri tercihlerinde elbette isabet olmaz

Fransız yazarlarından Jean Paul Sartre, kendisine verilen Nobel armağanını iade etmiş ve “Benim için, Nobel armağanı ile 2 kilo patates arasında bir fark yoktur” demiştir.

Çünkü deyim yerinde ise Jean Paul Sartre’nin eline su dökemeyenlere önce armağan verilmiş,

Sonra Jean Paul’u anımsamışlardı.

Seçiciler, değerlendiriciler, tarı koyanlar yetersizse, seçilenlerin yeterli oldukları da düşünülemez.

Önce verdiğim bazı örnekleri yinelediklerim de oluyor.

Örnek vermek gerekirse, Kırıkkale Silah Fabrikası sürekli zarar ediyormuş. Zamanın Başbakanı Süleyman Demirel; “Bana Silah Fabrikasını kâra geçirecek bir adam bulun” demiş. Çevresindekilerden biri; “Sayın Başbakanım, böğle bir adam var ama şu partili” demiş. Salın Demirel de ben size adamın partisini sormadım, adamı sordum” yanıtı vermiş. Sonra o partiliyi bulmuşlar. Kırıkkale Silah fabrikası iki yıl içinde hem borçlarını kapatmış, hem de kâra geçmiş.

Yukardan beri anlatmak istediğim konunu özü bu.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.