1299 yılında kurulan, hem toprak büyüklüğü açısından, hem de nüfus çokluğu ve dünyadaki saygınlığı açısından zirveye çıkan Osmanlı İmparatorluğu, uygarlığa ve gelişen teknolojiye ayak uyduramadığı için girdiği birinci dünya savaşında kaybeden, sonunda batılı ülkelerin boyunduruğu altına giren Osmanlı İmparatorluğu, Büyük Atatürk’ün başlattığı Türk Kurtuluş Savaşı sonunda ortadan kalmış, geriye Lozan Antlaşması sonunda 13 milyon nüfusla 776 bin Kilometre karelik bugünkü topraklar kalmıştı.
13 milyon nüfusun yarıya yakını çeşitli hastalıkların pençesinde kıvranıyordu. Halkın geçim kaynakları çok azalmıştı. Türk Ulusu ve bu ulusu oluşturan Türk halkı bu çilelere katlandı, ayakta kalma ve yine Mustafa Kemal’in ve arkadaşlarının gayretleriyle, uygar ulusların arasında yerine aldı. Yine Atatürk’ün önderliğinde başarıdan başarıya koşarken, 10 Kasım 1938 yılında Atatürk’ü kaybettik. Bu kez, Atatürk’ün en yakını olan İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığında bırakılan yerden ülkemizi her alanda geliştirmeye başlarken İkinci Dünya Savaşı başladı ve 1939’dan 1945 yılına kadar sürdü. Savaşa ha girdik, ha gireceğiz derken, alınan önlemler sonunda savaşın dışında kaldık ama halk büyük sıkıntılar çekti, buna da katlandı.
1945 yılında çok partili sisteme girdik. Artık demokrasiyi ve gelişmeyi siyasi partiler eliyle yürütecektik.
1950 yılının 14 Mayısında girilen seçimlerde Demokrat Parti büyük bir çoğunlukla iktidara geldi. Partiler arası çekişmeler halka zarar verdi ve 27 Mayıs 1960 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri ülke yönetimine el koydu. 1970’li yıllar da; sağ-sol ve diğer bahanelerle çekişmelerle, ölümlerle geçti. Bu halk onlara da katlandı. Türk Silahlı Kuvvetleri 12 Eylül 1980’de yine yönetime el koydu. Siyasi Partiler kapatıldı. Üç partinin açılmasına izin verildi. Halk bunlara da katlandı.
Türk Halkının önemli bir bölümü, günümüzde de geçim sıkıntısına girdi. Bu halk, bunlara da katlanır, bu sıkıntılı günler de geçer. Bu halk, bunlara da katlanır. Yeter ki, gelecek için bir ışık görsün. Güzel günlerin geleceği inancı yerleşsin.
Türk Ulusları kuruldukları tarihlerden günümüze kadar ne badireler atlattı, ne sıkıntılara katlandı. Güzel günlerin geleceği umudunu yeşertin, yeter.