Kütüphane; Arapça ve Farsçadan oluşan bir sözcüktür. Kitap ve haneden meydana gelmektedir.
Kütüphane sözcüğünden amacım, sözcüğün kökenine girmek değildir.
1960’lı yılların başlarında yapılan Gümüşhane halk Kütüphanesi, 60 yılı aşkın bir süre Gümüşhane’ye hizmet etmiştir. Kütüphane 27 Mayıs ihtilalinden sonra göreve gelen Gümüşhane valisi Mustafa Karaer döneminde yapılmış, kütüphane arsası konusunda bazı sorunlar yaşanmış ve sonunda tatlıya bağlanarak bina inşa edilmişti.
Arkadaşımız İbrahim Aykaç kütüphane sorumlusu olarak göreve başlamış ve bu görevden emekli olduktan sonra Hakkın rahmetine kavuşmuştur.
Gümüşhane Halk Kütüphanesi, yetişkinlerden çok azının gittiği, genellikle öğrencilerin yararlandığı bir mekândı.
Kütüphane’nin yapıldığı yıllarda, halen gazeteciliğini sürdüren Yavuz Donat gelmişti Gümüşhane’ye, Atatürk parkında bir süre oturmuştuk. Konuşma sırasında dedi ki: “Bu nüfusu çok az olan Gümüşhane’ye böyle büyük bir kütüphane niye yapıldı?”
“Gümüşhane’nin Türkiye okur-yazar oranının çok üstünde okumuş insanlara sahip bir il olduğunu “söylemiştim.
Gümüşhane, o yıllarda, gerçekten okuyan, hatta öğrenimi, biraz da geçim aracı yapmak zorunda kalan bir ildi.
Şimdi, okumuşların çoğu çıkıp gitti.
Son altmış senede, Gümüşhane de artan nüfusu Gümüşhane de tutacak bir ortam hazırlayamadık. Nüfus artış hızı düşük olmasa da, artan bölüm çıkıp gidiyor. Bir başka ifadeyle, Gümüşhaneliler rızıklarını başka illerde arıyor.
Bir aydan uzun süredir, Gümüşhane Halk Kütüphanesinin bahçe kapısında, kütüphanenin başka bir yere (Her halde geçici olarak) taşındığı yazılı.
Anlaşılan yeni bir Halk Kütüphanesi yapılacak. Hiç olmazsa, inşaatına erken başlatılıp, erken bitirilmelidir
Halk, özellikle öğrenciler, uzun süreden beri işletilemeyen hamam gibi, kütüphaneyi de uzun yıllar beklememelidir.