enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpgümüşhanegümüşhane haberler
DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
BIST
11.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
12°C
Pazar Hafif Yağmurlu
11°C
Pazartesi Çok Bulutlu
14°C
Salı Çok Bulutlu
13°C

“Yüzyılda Bir Dahi Gelir”

10.04.2025 12:25
405
A+
A-

“Yüzyılda Bir Dahi Gelir”

Yalnız bizim ülkemiz değil, tüm ülkeler, kültür, sanayi, ekonomi ve diğer yönlerden sıkıştıkça dahi arar.

Çanakkale savaşlarında İngilizler, Çanakkale boğazını geçerek İstanbul’a ve giderek Osmanlı İmparatorluğunun tamamına hâkim olmayı planlamışlardı. Yanlarına Fransızları da alarak deniz savaşına girişmişlerdi. Savaşı kaybederek yurtlarına döndüklerinde, İngiliz halkının sitemi üzerine Lloyd George; “Her yüzyılda bir dahi gelir.  Bizim şanssızlığımız, 20. Yüzyılda o dâhinin Türklere nasip gelmesi oldu’’ diyerek Mustafa Kemâl Atatürk’ü kast etmişti.

Lloyd George 1916 yılında Savaş Başkanıydı. Savaşı kaybettikten sonra İngiltere Başbakanı oldu. Lozan Antlaşmasında İngilizleri temsil ediyordu. Lozan’a katılan ülkelerin en genci, o tarihlerde Dışişleri Bakanı olan İsmet İnönü’ydü. Ama İsmet İnönü’nün arkasında, olayları günübirlik izleyen Mustafa Kemal Atatürk vardı.

Birinci Dünya savaşında ve daha önceki savaşlarda, Osmanlı İmparatorluğu yenilmiş, Mehmet Akif’in deyimiyle; “Tek dişi kalmış Canavar” olan Batılılar İmparatorluğun topraklarını paylaşmış, Anadolu’nun ortasında, Karadeniz’e açılan küçük bir kara parçası bırakmıştı koskoca İmparatorluğa.

Bugün, içinde bulunduğumuz koşullar, Türk Kurtuluş Savaşına başladığımız 1919’lardan daha sıkıntılı değil.

Yeter ki; bir olalım, diri olalım, tüm enerjimi, birbirimizi yıpratmak için kullanmayalım.

Batılı ülkelere göre, genç nüfusumuz var. Lozan’da çizilen hudutlar içerisinde, üç yanı denizlerle çevrili vatanımızda; ormanlarımız, yaylalarınız, akarsularımız kültür arazilerimiz var. Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimiz var. Ama bir türlü düzlüğe çıkamıyoruz.

Hatamız nerede?

Ülkemizi düzlüğe çıkaracak birlikteliği sağlayacak gücümüzü bir araya getirememiş olmamızda.

Uygar ülkeler seçimlerde birbiriyle yarışıyor, seçimlerden sonra, kazananlar, kaybedenlerin deneyimlerinden yararlanmaktan vazgeçmiyor.

Biz ise, birbirimizin mezarını kazmaya çalışıyoruz.

Ne dahi aradığımız var, ne lider ne bilge insan.

Varsa, yoksa biziz.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.