Firdevsî; 940-1020 tarihleri arasında yaşamış ve İran Edebiyatının önemli şairlerinden biridir. Şehname adlı esirinin 60 bin beyt’i içerdiği bilinmektedir.
Bu yazımda acem şairi Firdevsi’den söz etmek yerine, Firdevsi ile İran şairi arasında geçen bir konuşmayı aktarmak istiyorum.
İran Şahı, Firdevsi’yi huzura çağırır ve insanlar için en zor şeyin ne olduğunu sorar.
Firdevsi’nin verdiği yanıtların hiçbiri İran Şah’ına uygun düşmez ve atın bunu zindana, yanına da “Şehir yüzü görmemiş bir çoban koyun” demiş.
Firdevsi, zindanda yazdığı şiirleri okurken, çobanın ağladığını görmüş ve sebebini sormuş.
Çoban ‘da; “Benim hasta bir keçim vardı. Diğer keçiler gibi yürüyemezdi. Sık sık bir taşın üstüne çıkar, başını sallar dururdu. Siz de şiir okurken, çenenizden aşağıya doğru sarkan sakallarınız bana keçimi anımsattı. Onun için ağladım” demiş.
Firdevsi Zindancı başına; “Beni şaha götürün, ben dünyada en zor şeyin ne olduğunu anladım” demiş.
Firdevsi’yi Şah’a götürmüşler ve Şah’a; dünyada en zor şeyin birbirini anlamayan insanların arasında yaşamak olduğunu söylemiş. Firdevsi serbest bırakılmış.
Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman beyin kayın pederi olan Şeyh Edebali’ de ; “Cahiller arasındaki âlime, zengin iken fakir düşene, itibarlı iken, itibarını yitirene acınır” diyordu.
Daha önceki yazılarımda da örnek olarak vermiştim. Eski valilerimizden, İçişleri Bakanlığında Özlük İşleri Genel Müdürlüğü de yapan değerli hemşerimiz (Dörtkonak köyünden) Rahmetli ve değerli Kadir Demirel, Gümüşhane’den milletvekilliği adaylığını koymuştu. Bir de, halkın tanıdığı bir başka, (Okuma, yazma bilmenin ötesinde bir eğitimi olmayan) bir hemşerimiz aday olmuştu. Gümüşhane halkı, Vali Demirel kadar, sadece okuma yazma bilen o hemşerimize de oy verdi. Eldeki malzeme bu, ne diyeceksiniz!
Diş doktoru Çetin Işık’ta, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay’da, Eczacı İrfan Çiftçi de adaylık koymuş, bu değerli halkımız onları da değerlendirememişti.
Kamu da hizmet veren Ülkü Köklü’yü, Arife Eleman’ı, Sivil Toplum Kuruluşu olan Kadınlar Cemiyeti Başkanı Aynur Çubukçu’yu ve daha nicelerini de, layık oldukları yere koyamadı bu halk.
Ne yaparsanız yapın, Arpa unundan nefis bir baklava yapamazsınız. Çünkü baklavada kullandığınız malzeme bu.