Bir şehrin geleceğini yapılan yatırımlar kadar, bu yatırımların hangi anlayışla hayata geçirildiği de belirler. Birbirinden bağımsız projeler kısa vadede ihtiyaçları karşılıyor gibi görünse de uzun vadede trafik, mekânsal kopukluk ve kaynak israfı gibi sorunlara yol açabilir.
Gümüşhane’de yıllardır karşılaştığımız temel sorunlardan biri, projelerin çoğunlukla bireysel fikirler ve dönemsel tercihler üzerinden şekillenmesidir. Her dönemde yeni yatırımlar gündeme gelirken, bunların şehrin bütünüyle ilişkisi ve gelecekte doğuracağı sonuçlar yeterince tartışılmıyor.
Oysa dar vadisi, sınırlı yerleşim alanları ve mevcut ulaşım ağıyla Gümüşhane, her yatırımın kapsamlı biçimde değerlendirilmesini gerektiren bir şehir.
Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bülent Bal’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı paylaşım, bu soruna dikkat çeken önemli bir örnek.
Bal, Eski Devlet Hastanesi arazisine yapılması planlanan Sağlık Kompleksi ile Daltaban semtindeki Eski Otogar alanında düşünülen AVM/Ticaret Kompleksi’nin birbirinden bağımsız yatırımlar olarak ele alınması yerine, ortak bir master plan çerçevesinde değerlendirilmesini öneriyor. Aradaki okul alanlarının da bu çalışmaya dâhil edilerek sağlık, ticaret, eğitim ve sosyal yaşamın bütünleştirilmesini savunuyor.
Bu yaklaşım son derece önemli. Çünkü hastane yatırımı ulaşım, otopark ve çevre düzenlemesiyle; ticaret merkezi ise trafik yoğunluğu, yaya hareketliliği ve mevcut esnaf üzerindeki etkileriyle birlikte düşünülmelidir. Birbirini tamamlayan yatırımlar, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlarken şehrin yaşam kalitesini de yükseltir.
Burada asıl mesele, bireysel fikirlerin bilimsel araştırmalar ve uzman görüşleriyle geliştirilmesidir. Üniversiteler, akademisyenler, şehir plancıları, mimarlar ve mühendisler kentin geleceğine ilişkin karar süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmalıdır.
Gümüşhane’nin ihtiyacı, yönetimlere ve dönemlere göre değişen münferit projeler yerine, bilimsel verilere dayanan ve uzun vadeli süreklilik taşıyan bir kent vizyonudur. Bunun için üniversite ile yerel yönetimler arasında güçlü bir iş birliği kurulmalı, önemli yatırımlar ortak akıl ve uzmanlık süzgecinden geçirilmelidir.
Şehir planlamasının öncülerinden Patrick Geddes’in “Önce araştır, sonra planla.” sözü, bu anlayışın özünü ortaya koyuyor. Çünkü şehirler kişisel tercihlerle değil, bilimsel araştırmaların ve ortak aklın ortaya koyduğu doğrularla gelişir.
Amerikalı şehir plancısı Daniel Burnham ise “Küçük planlar yapmayın; insanların ruhunu harekete geçirecek büyüklükte planlar yapın.” sözüyle kent vizyonunun önemine dikkat çekiyor.
Bir şehrin büyüklüğü sahip olduğu yatırımlarla belli olurken, geleceği ise o yatırımların arkasındaki akıl ve vizyonla ölçülür.
Gümüşhane’nin artık günü kurtaran münferit projelerden sıyrılarak, geleceği tasarlayan bütüncül bir anlayışa ihtiyacı var. Bunun için bireysellikten bilimselliğe, kişisel tercihlerden ortak akla geçmek zorundayız.
Günü değil, geleceği kurtarmak için…