enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Resulullah’ın Örnekliği -1

06.01.2026 14:30
0
A+
A-

Kanadı kırıklara kanat, terk edilmişlere sığınak oldu Abdullah’ın yetimi…

O; hayatın hayatiyetini kaybettiği, insanî hissiyatın çürüdüğü bir zaman ve zeminde adeta bir güneş gibi doğdu Mekke çöllerine. Yüreklerin çölleştiği yerde bir vaha gibi ümit serpti yaralı bilinçlere. Çorak gönül tarlaları güledurdu. Güllerin rayihası yayıldı kokuşmuş Mekke sokaklarına. Güzel, çirkini kovdu. Tenhalarımız onun billûr sesiyle şenlendi. Ağız dolusu tebessümüyle yüzlere bahar neşvesi geldi. Gelişiyle dünya yeniden kuruldu sanki. Âdem’le başlayan, Nuh’la ikinci dirilişini yaşayan dünya, üçüncü kez dirildi evelallah.

Kanadı kırıklara kanat, terk edilmişlere sığınak oldu Abdullah’ın yetimi. Maneviyattan yoksun, yanık yüreklere su serpti nübüvvet çeşmesinden. Yüreğindeki engin sevgi ve merhamet bütün mazlumları çepeçevre kuşattı. Garibanın yaşını yaş etti gözlerine. Zira o, hamuru sevgiden yoğrulandı. Kendisini delicesine sevenlerle, kendisinden ölümüne nefret edenlerin arasında yaşamaya mecburdu. Yanında olan bazı bahtsızlar onu anlayamasa da, çok uzaklardan onu anlayan ümmetler geldi ayağına. Bu belki de ilâhî rahmetin tecellisiydi.

Hayatın öznesidir âlemlere rahmet olarak gönderilen kutlu Nebi…

Hayatın öznesidir âlemlere rahmet olarak gönderilen kutlu Nebi. Muhammedsiz bir hayat, muhabbetsiz bir hayattır. Alabildiğine kuru, alabildiğine yozdur böyle bir hayat. Onsuz hayat nerden baksan bayattır. Onun getirdiği mutlak hakikatlerle tanışmayan evler malikâne değil, metruk bir viranedir. Onun sevgisinin girmediği yürekler imara muhtaçtır, acınılasıdır.

Peygamber sevdalısı Koca Yunus’un deyimiyle o, “Adı güzel kendi güzel Muhammed”dir” “On sekiz bin âlemin Mustafa’sı”dır. Mübarek sureti Mekke ufuklarına yansıyandır. Çorak gönül bahçelerine gül tohumları ekendir. Kokusunu tomurcuk güllere verendir. Vahyin gür sesiyle sonsuzluğu kuşatandır. Kutlu mesajıyla tüm zamanları ihya edendir. O, örnek hayatıyla ve mübarek kabr-i şerifleriyle Medine’yi kutlu kılandır.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed(sav), Yunus Emre’nin tabiriyle “yaratılanı yaratandan ötürü hoş gören’ engin gönüllü bir insandı. Onun gözünde bütün insanlar birbirine eşittir. Veda Hutbesi’nde buyurduğu gibi “Kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvadadır.”

Hz. Muhammed(sav) ümmetinin sarsılmaz, kutlu bir önderiydi. O, ümmetini felâha erdirmek için gecesini gündüzüne katmış, bu uğurda çırpınırken gün gelmiş aç susuz sabahlamıştır. “Tebliğime karşılık sizden herhangi bir şey beklemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbine aittir.” diyerek üstün ahlâkını bir kere daha örnek davranışıyla göstermiştir.

Resulullah her konuda ümmetine önder ve örnek olmuştur.

Resulullah her konuda ümmetine önder ve örnek olmuştur. Bilindiği üzere Efendimiz doğmadan önce, babası Abdullah, doğacak çocuğunu dünya gözüyle göremeden bu fâni dünyadan göçmüştü. Altı yaşına geldiğinde de biricik annesi Âmine Hâtun vefat etmişti. Böylelikle bu acının üstüne bir acı daha eklenmişti. O artık hem yetim hem de öksüzdü. O, dünyaya yetim olarak geldiği için, çocuk yaşta annesini yitirip de öksüz kaldığı için yetim ve öksüzleri çok iyi anlardı. Yetimlerin hep yanında ve yakınında olurdu. Eşlerinden Ümmü Seleme’nin dört, Ümmü Habibe’nin bir yetim çocuğuna gözü gibi bakmıştır. Medinelilerden İslâm dinini ilk kabul eden kişi olan Es’ad b. Zürâre’nin üç yetim kızıyla da evlâtları gibi ilgilenmiştir. Bunlarla sınırlı kalmayıp imkânları nispetinde bütün yetimlere ve öksüzlere kol kanat germiş, onları koruması altına almıştır. O, bu konuda da bir rehber ve önder olmuştur. Hayatını İslâm’a adayan, ‘ene’ değil ‘ente’ diyen, ümmeti için yaşayan, ümmetinin dertlerini kendine dert edinen bir peygambere ümmet olduğumuz için ne kadar şükretsek azdır.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.