enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İslâm Coğrafyası İçerisinde Korkunç Bir Zulüm Tatbikatı Gerçekleştiriliyor

06.02.2025 11:36
0
A+
A-

Günümüzde İslâm coğrafyası içerisinde korkunç bir zulüm tatbikatı gerçekleştiriliyor. Afganistan’da, Irak’ta, Filistin’de, Lübnan’da ve adını sayamayacağım pek çok İslam beldesinde kan ve gözyaşı sular seller gibi akıyor. Irak’ta gün geçmiyor ki insanlar ölmesin. Artık bu tarz ölüm haberlerini sıradan eylemler olarak algılamaya başladık. Öyle ki nerdeyse ölüm haberleri duymadığımız günler hayrete düşüyoruz. Afganistan’da nelerin olup bittiğiyle alâkalı çok da sağlıklı haberler alamıyoruz. Duyurulmak istenenleri ancak duyabiliyoruz. Pek çok zulüm kapalı kapılar ardında gerçekleştiriliyor.  Çeçenistan’da Müslüman halk liderleri hunharca öldürülüyor. Çeçen halkına gözdağı veriliyor. Keşmir’de Hint zorbalığı devam ediyor. Doğu Türkistan’daki Müslüman Türk soydaşlarımız kan ağlıyor. Çinliler Doğu Türkistanlılara yapmadıklarını bırakmıyorlar. Bosna-Hersek’i toplu mezarlarla kuşatan Sırplar pusuda bekliyor. Moro’da ve Filipinlerde Müslümanlara göz açtırılmıyor.  Müslüman ülkeler bir bir sömürgeleştiriliyor. Yeraltı ve yerüstü kaynakları talan ediliyor.  İslâm ümmeti paramparça… Şer güçlerin istediği de buydu zaten… Bütün bunlara rağmen barış dönemi içerisinde keyif süren Müslüman devletlerden hiçbirinin kılının kıpırdadığı yok.

Bunlar yetmiyormuş gibi bir aydan beri İsrail’in Filistin ve özellikle Lübnan’daki hain saldırılarıyla çalkalanıyoruz. Bir aydan beri televizyonlar kan ve nefret görüntüleriyle dolup taşıyor. Ne olmuş yahu!… Bilen birisi bana anlatsın… Niçin bu kin ve öfke?… Düzenli bir ordusu bile olmayan sözüm ona Müslüman bir ülkeye çağın en modern silahlarıyla saldıranlar neyin intikamını alıyorlar? Sapanla düşman kovalayan çocukların ve savunmasız kadınların kanını içen bu zihniyete dur diyecek sağduyulu ülkeler yok mu? Bu akan kan durmazsa kendini ayrıcalıklı sanan sözde bütün medenî ülkeler, bu kan çağlayanında boğulacaklardır.

Filistinliler uzun yıllardan beri kıt imkânlarıyla ve bütün yalnızlıklarına rağmen haklı davalarının peşinde koşuyorlar. Bugün itibariyle tarihî topraklarının yüzde 78’i işgal altında… Ellerinde bulundurdukları toprakların yüzde 22’sine de sahip değiller… Toprakları ellerinden alınmış. Araya kalın utanç duvarları örülmüş. Beş dakikalık yolu beş saatte gitmek zorunda kalıyorlar. İsrail bütün Filistinlileri komşu ülkelere göç etmeye zorluyor. Ortadoğu’yu barut fıçısına çeviren ve kana bulayan İsrail, siyasal bugün gücü zorla ele geçiren, onu kötüye kullanan bir tiran konumundadır. İsrail’in hapishanelerinde sekiz bin Filistinli mahkûm var. Bu baskı ve zulümlerin sebebi topyekûn işgal sevdasıdır… Böyle bir manzara karşısında mağdur ve mazlum Filistinlilere ‘Gidin evlerinizde oturun, İsrail’in insafa gelmesini bekleyin’ mi demeliyiz? Ey uygar Batı, ne olur azıcık empati(duygudaşlık) yapın… Aklınız körelmiş, kulaklarınız ve vicdanlarınız iyice sağırlaşmış…

Batılı devletleri ve ABD’yi anlayabiliyorum da bu Müslüman ülkeleri ve onların basireti ve insafı körelmiş liderlerini anlayamıyorum. Biliyoruz ki çoğunuz Batı’da ve ABD’de okudunuz, ülkelerinizin başına geçirilirken pek çok hususlarda dışarıdan emir alacağınızı peşinen kabul ettiniz. İradeleriniz mefluç olmuş… Birilerinin tasarrufuyla o makamları işgal ediyorsunuz. Ama bu kadar mı Müslümanlığa ve Müslümanlara sırt çevirdiniz? Yoksa geleceği karanlık gördüğünüz için dışarı çıkmaktan mı korkuyorsunuz? Sizi millî şair Mehmet Akif Ersoy aşağıdaki beyitlerde ne kadar gerçekli bir biçimde tasvir ediyor. Dinleyin ve aynaya bakın:

“Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak…

Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.

Dünyada inanmam, hani görsem de gözümle.

İmanı olan kimse gebermez bu ölümle:

Ey dipdiri meyyit, “İki el bir baş içindir.”

Davransana… Eller de senin, baş da senindir!

His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?

Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.”

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.