Kimi halk deyimleri yöresel, kimileri geneldir. Bizim yöremizde, Türklerin tüm eylemlere hızlı başladığını, Almanların ortalarına doğru, İngilizlerin de eylemin sonuna yakın hızlandıklarını söylerlerdi.
Almanları, İngilizleri bilmeyiz. Türk vatandaşları ya da toplumları olarak, her işe hızlı başladığımız ama sonuna kadar sürdürmediğimiz doğrudur.
Kelkit ilçemizden bir hemşerimiz de bu konuda biraz farklı düşünüyordu.
Gençlerin zaman zaman bir araya gelerek, güzel ve yararlı işler başarmak konusunda görüşler ortaya attığını, işi aynı hızla sürdürmediklerini ifade etmek için, “Karar çok, infaz (Eyleme geçmek yok” derdi.
Bilim adamları, küresel ısınma konusunu 50 yılı aşkın bir süreden beri söyleyip duruyorlardı. Küresel ısınmada mevsimler değişiyor. Kuraklık ve sıcaklık artıyor. Eskiden gördüğümüz, yaşadığımız kışlar yok. Karlar eskiden olduğu gibi yağmıyor. Yeraltı suları azalıyor. Kırk yıldır akan çeşmeler kuruyor. Akarsularımız (Nehirlerimiz, ırmaklarımız, derelerimiz) boşuna akıp gidiyor. Hani barajlar, hani göletler?
Bilim adamlarımız yine 50 yıldan bu yana deprem riskine karşı, önlem alınması gerektiğini söyleyip durdular. Özellikle, İstanbul’da yaşanacak depremi anımsattılar.
Daha yakın zamanda Güneydoğu Anadolu’da yaşanması olası depremden, yer ve büyüklük belirterek açık açık anlatmadılar mı?
Ne yaptık?
Hiçbir şey yapmadık.
Hiçbir şey yapmadık demeyelim, defalarca imar afları çıkardık. Bu aflardan şu kadar sayıda vatandaşlarımızın yararlanacaklarıyla övündük.
Ne oldu şimdi?
Binlerce vatandaşımızı toprağa gömdük, bilim adamlarımızı dinlemediğimiz için.
Çok üzücü bir durum var, önlem almak değil, siyasi çıkar yarışındayız. Birbirimize söylenilmemesi gereken sözler söylüyoruz.
Son depremde (yazımızın başında söylediğimiz gibi hızlı başlamadık ama) birkaç gün geçirdikten sonra hızlandık. Ülkemizin her yanından depremzedeler için yardımlar yağıyor. Bu yardımlaşama konusundaki duyarlılığımız çok güzel. Ama organizede aksaklıklar yok mu?
Var. Depremden (Yasal olmayan yollarla) çıkar sağlamak isteyenler yok mu?
O da var.
Bu duyarlılığımızı, bundan sonraki günlerde, haftalarda, aylarda ve yıllarda sürdürecek miyiz? Her konuda, özellikle depremler konusunda gerekli önlemleri alacak mıyız?
İşte o durum kuşkulu.
Bilim adamları söyleyecek, biz dinleyip unutacağız!