enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Mukadder Son

27.09.2023 08:00
0
A+
A-

Biliyorsunuz, mukadder sözcüğü Arapçadan dilimize girmiştir. Takdir edilmiş, kaderde olan anlamlarında kullanılır.

Yazının başlığına koyduğum mukadder sözcüğünden kastım ölümü anımsatmaktır.

Kimileri; “Yazılacak başka konu mu yok, niye insanlara üzüntü veren bir konuyu işliyorsunuz? Diyebilir. Böyle sormalarını ya da bu sözcüğü ortaya atmalarını yadırgadığımı söyleyemem.

Ne var ki, yaşları 90’a merdiven dayayanların aklına sık sık takılan bir sözcüktür mukadder, yani ölüm.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın yazdığı pek çok ölüm şiirlerinden biri:

“Sözünde durmadı mavi gökler

Gün kararıyor git gide ölüm!” Diye başlar.

Bir başka şiirinde de, hayatta kalma isteğini yerine getirerek; “Her mihnet kabulüm, yeter ki gün eksilmesin penceremden” diyor.

Mukadder son (Ölüm) yaş sırasına göre gelmiyor.

Ancak, bu konuda, eski parlamenter, Gümüşhane Barosu Başkanı rahmetli Necati Akagün derdi ki; “ Gençler de ölür, yaşlılar da. Ama yaşlılar mutlaka ölür!”

Çok sık olmasa da, ara ara mukadder sonu anımsamakta ya da anımsatmakta yarar vardır. Elbette, inananlar için. İnanmayanlar, sadece yaşamdan kopmamalarını ve hayatta kalmalarını isterler. İnananlar, mukadder sonun bir hesap günü olduğunu da bilmezlikten gelemezler. O nedenle, tüm kişisel ilişkilerini ona göre düzenleme çabası içine girerler.

İnananlar için, günahları varsa, günahlarından sıyrılarak yine istedikleri düzene kavuşma gerçeğini de bilirler. Tek tesellileri de budur.

Sonunun belli olduğu bir yaşama dört elle sarılmanın anlamsızlığını ileri sürenler de vardır. Ama bir hadiste:

“Hiç ölmeyecek gibi dünya için, yarın ölecek gibi ahiret çalış” gerçeği de ortadadır.

Önemli olan, yaşanan süreyi hayırla yâd ederek bitirmek ve mukadder sondan sonra da (Bir önceki yazımda belirttiğim gibi) rahmetle anılmayı yeğlemektir.

Yaşadığımız sürece, dürüst yaşamak, fakiri, fukarayı kollayarak yaşamak, iyilik yapmaktan beri olmamak, ülke yönetimiyle ilgili, hiç olmazsa görüş beyan etmekle ilgili sorumluluk almaktan çekinmemek şiarımız olmalıdır.  Bu şiar, yaşama küsmeyi ve yaşamdan kopmayı gerektirmez. Yaşamı dürüst kalarak, adil kalarak değerli kılmayı gerektirir.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.