enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Öğretmenlerin Maaşı

24.11.2023 13:31
0
A+
A-

Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü. Ama yalnız öğretmenlerin maaşını yazmak için girmedim öğretmenler konusuna.

İlk Büyük Millet Meclisinin açıldığı tarihlerde, milletvekillerinin maaşı görüşülürken, Mustafa Kemal, “Maaş miktarı öğretmen maaşını geçmesin” demiş.

Mustafa Kemal’in bu görüşü, yalnız maaş konusunda değil, her konuda öğretmenlere verilmesi gereken önemi de ortaya koymaktadır. Büyük Atatürk bu nedenle: “Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” diyordu. Çünkü çocuklar, önce ana-babaların, sonra da öğretmenlerin elinde şekillenir.

Çocukların gözünde öğretmenler, ayrı bir yer tutar. Gerçek böyle olduğuna göre, önce öğretmenleri yetiştirmek gereklidir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında öğretmenler gerçekten vatanına, milletine uygun bir donanımla yetiştirilmekteydi.

Ortaokulu bitiren öğrenciler arasında, öğretmen okuluna gitmek isteyenler olursa, okul müdürlükleri, öğrenciye “Öğretmen olur” yazısı verirlerdi.

Eğitimli aileler, çocuklarını ilkokula yazdırırken, öğretmen seçimine çok önem verirlerdi. Başka bir seçeneği olmadığı için, kısa yoldan hayata atılmak amacıyla öğretmen okulunu seçmek zorunda kalan öğrenciler de olurdu.

Okumayı seven bir insan olarak, vekil öğretmenlik için 1955-56 ders yılında Gümüşhane Merkez İlçeye bağlı Dibekli köyünde (O zamanki adı Godilbahçe idi) okuttuğum 4 ve 5. Sınıf öğrencileri karşısında terlediğimi anımsıyorum. Yararlı olabilmek için Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürü Vedide Baha Pars’ın “Eğitim Psikolojisi” adlı kitabını almıştım. Ki, o kitap, öğretmen okullarında ders kitabı olarak okutuluyordu.

  1. sınıftaki bir kız çocuğu, bana; “Öğretmenim Adem Peygamberden önce hayatta olmadığına göre, bu nesil nasıl çoğaldı?” diye bir soru yöneltti. Şaşırdım kaldım. Okuttuğumuz Din Dersleri kitabında böyle bir konu geçmiyordu. Olayı geçiştirdim. Çocuk, her şeyi bildiğini sandığı öğretmenin bilgisizliğini fark ederse, o öğretmene karşı güveni sarsılır. O nedenle geçiştirdim soruyu.

Köyün ileri gelenlerinden Fehmi Ağa vardı. Gidip ona sordum. O da Adem Peygamberin çocuklarının (Biri kız, diğeri erkek) olmak üzere ikiz doğduğunu söyledi. Bir önceki ikizle, bir sonraki ikizin evlendirildiğini, Habil-Kabil olayını anlattı.

Sonraki bir derste bunu çocuklara anlattım.

İlkokul öğretmeni deyip geçmeyin. Cumhuriyetin ilk yıllarında 1950’lere, hatta daha sonraki yıllarına kadar, özellikle köylerde her konuyu öğretmene sorarlardı. Bu nedenle öğretmen yalnız eğitim öğretimde değil her konuda, tarımda, hayvancılıkta, sağlıkta ve diğer konularda bilgili olmak zorundaydı.

Öğretmene verilen önem, zamanla azaldı. Her ne kadar öğretmenlerin de Yüksek Öğretim görme zorunluluğu getirilmiş olsa da, maaşlarında, atamalarında, yer değiştirmelerde, barınmada öğretmenler gözetilmedi. Yalnız öğretmenlere değil, onların yetiştireceği yeni kuşaklara da zarar verildi.

Öğretmenler, Cumhuriyetin ilk dönemlerinde olduğu gibi, o günkü statüye, o günkü itibara kavuşturulmalıdır.

Bu duygularla, 24 Kasım  Öğretmenler Günü’nü gönülden kutluyorum.

Yazarın Diğer Yazıları
11.08.2022 14:29
21.05.2023 13:03
24.04.2024 13:32
25.09.2024 16:09
21.01.2025 12:32
24.09.2024 15:47
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.