Hicabi Karaman 1931 yılında Gümüşhane Milletvekillerinden Avni Karaman’ın oğlu, yine Gümüşhane Milletvekillerinden Mustafa Karaman ve Zahide Karaman’ın kardeşleriydi.
İlkokulu Kelkit Cumhuriyet İlkokulunda okudu. İlkokul Öğretmenlerinden rahmetli Zihni Gümüştekin’in, ileride önemli görevler alabilecek öğrencilerden biri olarak görmüştü Hicabi Karaman’ı. Yine öğrencilerinden Nurettin Özdemir için de aynı kanıdaydı Gümüştekin.
Hicabi Karaman ortaokul ve liseden sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine girdi. İktisat Fakültesi Öğrencilerinden Ali Tuğlu ile birlikte İstanbul’a gider gelir ve yine birlikte Kadırga yurdunda kalırlardı. Ders yılı bittikten sonra Kelkit’e geldiklerinde “Ali Ağabey, sen nasıl olsa evden hiç çıkmazsın. Seni Kelkit’te göremem. Senden önce gidersem, İstanbul’da görüşmek üzere Allaha Ismarladık” dediğini söylerdi.
Hicabi Karaman doktor olduktan sonra Kelkit’te Devlet Hastanesinde Başhekim olarak görev yaptı. Daha önceleri Sağlık Merkezi olan Kelkit’in Hastaneye dönüşmesi konusunda emekleri vardı.
Aile bağlarımız da olan Dr. Hicabi Karaman’ın Kelkit’te görev yaptığı 1950 yılının yarısından sonra ben de memur olduğum için çok kere birlikte olurduk. O tarihlerde Kelkit’te eczane yoktu. Ama Dr. Hicabi Karaman’ın Muayenehanesinde yasal olarak ilaç da bulundurur ve bu ihtiyacı karşılardı.
Dini bilgileri babası Avni Beyden öğrenmiş, gericiliğe karşı, ilericiliğe açık, ilericiliği açık olduğu kadar açık sözlü, söyleyeceklerini esirgemeden söylerdi.
Çocuk Hekimliği dalında yaptığı uzmanlığı, Hacettepe Üniversitesini kuran İhsan Doğramacı’nın asistanı olarak tamamladı. Doğramacı Dr. Hicabi’yi bırakmak istemedi ama ayrıldı, uzman Dr. olarak Erzincan’da, bir yandan Sosyal Sigortalar Hastanesinde çalışırken, öte yandan muayene de açmıştı. Erzincan’a her gittiğimizde buluşur, evlerine gittiğimiz olurdu. Hanımı Aynur Hanım da yakınımızdı.
Hicabi Karaman’ın üç oğlu oldu; Orhan, Cavit ve Macit adlarında. Çocukları da cana yakınlardır, bize çok yakınlık gösterirler.
Karaman, çalıştığı Sigortalar hastanesinde Başhekimlik görevini de yürüttü. 1992 yılında meydana gelen Erzincan depreminden sonra ayrıldı ve yine memleketi Kelkit’e döndü. Kelkit’te bir ev yaptırdı. Ne yazık ki, eşini kaybetti, 15 yıl kadar uzun bir süre tek başına yaşadı. Sonunda, herkesin tadacağı ölümü tadarak, geçtiğimiz Pazar günü kılınan cenaze namazının ardından Kelkit’te toprağa verildi.
Değerli dostumuz ve ağabeyimiz Dr. Hicabi Karaman’a Allahtan rahmet, Karaman ailesine ve yakınlarına başsağlığı dilerim.