enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Ben Enayi Miyim Ki…”

04.11.2025 14:40
0
A+
A-

Geçmiş yıllarda, birkaç yıl içinde, birkaç parti değiştiren bir siyasetçiye, bu değişikliğin nedenini sormuşlar.

“Ben enayi miyim ki, kazık gibi hep yerimde durayım. İşime geldiği gibi dönerim” demiş.

Bu konuda gençlerdeki fikir değişikliğini çok görmem. Çünkü henüz asıl yatağını bulamamış olabilirler. Ama ileri yaştaki insanların, partilerinden uzaklaştırılmadıkları, görüşlerinde itibar gördükleri halde, yine de parti değiştiriliyorlarsa, bu işin içinde kişisel bir çıkar hesabı vardır diye düşünebilirim.

Biliyorsunuz, son milletvekilliği genel seçimlerinden önce, kimileri partilerinden ayrılmış, yeni partiler kurmuş, yeni kurulan partilerle, altılı bir masa oluşturulmuştu. Bu altılı masa anlaşarak genel seçimlere gitmişlerdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, birlikte girdikleri 4 partiye, kendi kontenjanlarından 29 milletvekilliği, İyi Parti’nin barajı geçebilmesi için, onlara da ödünç olarak 15 milletvekilliği vermişti.

Seçimlerde İyi Parti, aldıkları milletvekillerini kendi güçleriyle aldı. Ama diğer partilerin hiçbiri, Kılıçdaroğlu’nun tanıdığı kontenjanların dışında, bir milletvekili bile çıkaramayacaklardı. O ayrılan partiler, sonradan, çıkardıkları milletvekillerini kendi güçleriyle aldıklarını ileri sürmeye başladılar. Bu durumu yüzlerine vuran bir milletvekiline, en çok milletvekili koparan partinin genel Başkanı, “Hadi oradan” yanıtını verdi. Şimdi de, kimlerin nerelere yeniden yamanmaya çalıştığını biliyorsunuz.

Uzun yaşamımız sürresince, pek çok alanla birlikte, siyasi alanlarda da çok ilginç olaylara tanık olduk. Delege oylarının dağıtımı konusunda Kuranı Kerime el basarak yemin eden siyasetçiler, bu yeminlerine de uymadılar.

O, nedenle, işin ehli olan pek çokları, siyasetten uzak durdu, meydan da kişisel çıkar sahiplerinin (hepsi değil elbette) eline kaldı.

1950 seçimlerinde bir ilçemizde Demokrat Parti Teşkilatını kuranlar, hiç tanımadıklarını birini, bir başka tanıdığın önerisi üzerine, aday gösterdi. Milletvekili seçilmesini sağladı. Sonra da kendisini seçtirenleri partiden ihraç ettirdi o milletvekili. Kim haklıydı, kim haksızdı, o taraf girmek istemiyorum. Siyasetin bizde böyle işlediğini söylemek için verdim örneği.

Siyaseti meslek olarak seçenlere hayırlı olsun.

Yazarın Diğer Yazıları
01.08.2025 12:28
27.11.2024 14:51
05.03.2026 13:50
14.08.2024 13:34
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.