Başlığa 6 hemşerimizin soyadını aldım.
Kimdir bunlar?
Metin Yüce, Aydın Bostancı, Ahmet Erkan Kocatürk, Talat Ülker, İsmail Akçay, C. Akın Aydın. Yusuf Sadık.
İsimlerini yazdıklarımıza daha başkaları da eklenebilir mi?
Eklenebilir.
Niye yazdım bu isimleri?
Bu isimleri hak ettikleri yere koyamadık. Daha açık bir ifadeyle, bunları değerlendiremedik.
Gümüşhane’de dar zamanlar, önemli günler, tarihi günler, Kurtuluş Bayramları, Gümüşhane’nin sosyal, kültürel, ekonomik yönden kalkınmaları söz konusu olduğu zaman, görüş alınması gerektiği zaman, üzerlerine aldıkları görevleri hakkıyla yaptıkları zaman aranacak kişilerdir bunlar.
Siyasette değerlendiremediklerimiz yok mu?
Var.
Bir Şinasi Özdenoğlu, bir Nurettin Özdemir, bir M. Oltan Sungurlu, bir Sabri Özcan San, bir Mustafa Karaman ve daha gerilere gidersek, bir Celal Üçüncüoğlu, bir Hüsrev Polat, bir Cemal Hüsnü Taray, iş alanından bir Aydın Doğan ve daha niceleri.
Ufak, tefek kusurlar ararsak buluruz. Kimde yok, hangimizde yok kusur.
İnsanları değerlendirirken, duygusal atmosferin dışına çıkılmalıdır. Ağır basan olumlu yanları üzerinde durulmalıdır.
Armudun sapı var, elmanın çöpü var dersek doğrulara ulaşamayız.
Neredeyse, torunlarımın yaşındaki bir gençle bir yakınını konuştuk. Yakını derken, babasıyla kardeş çocukları olan birisiydi konuştuğumuz.
Ne dedi bilir misiniz?
Öyle birini tanımıyorum.
Acaba bir kötülüğünü mü gördü diye düşündüm. Hayır, öyle bir durumu yok. Gerçekten tanımıyor.
O nedenle, yukarıda isimleri olanları geçirdim aklımdan.
Sonra düşündüm ki, bir insan tanımıyoruz, adam değerlendiremiyoruz.
İl olarak, bölge olarak, ülke olarak sıkıntılarımız nedeni bu.