enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Geçinmek Zorlaşıyor

12.07.2023 15:03
0
A+
A-

Ülkemiz nüfusunun sayıca önemli bir kesimi açlık sınırının, diğer önemli kesimi de yoksulluk sınırının altında yaşamını sürdürmeğe çalışıyor. Bu gerçek, “Piyasa ekonomisi” savıyla geçiştirilemez.

Yoksul halkın en büyük gıdası olan ekmeğin fiyatı bile kontrol altına alınamıyor.

Çok değil, yarım yüz yıl öncesine kadar, başta buğday yetiştiriciliği olmak üzere, tarım ürünleri yetiştirilmesinde, kendine yeten birkaç ülkeden biri olan ülkemiz; günümüzde, buğday ya da unu ve diğer tüm tarım ürünlerini dışarıdan alıyor.

“Emeğimizin karşılığını alamıyoruz” diyerek kimse tarlasını ekip biçmiyor. Yalnız bugün değil, yaklaşık yarım yüz yıldan bu yana izlenen tarım politikaları çiftçiyi toprağından uzaklaştırdı.

Yalnız Gümüşhane Merkez ilçede değil.  Gümüşhane ilinin tüm ilçelerinde yaşayan halkın tamamına yakını köy kökenli.

Kentlerde yaşayan vatandaşlardan birine, nereli olduğunu sorsanız, daha önce geldiği köyünün adını değil, sürekli kaldığı mahallesinin adını söylüyor.

Yanlış mı?

Hayır, yanlış değil doğru. Çünkü vatandaş, 50 senedir, 60 senedir kentte doğmuş, kentte yaşıyor.

Zaten geçmişini araştıranların sayısı çok az. Adam, üçüncü dedesinin adını bilmiyor. Çünkü araştırmıyor, öğrenmiyor, hatta öğrenme gereğini duymuyor.  “Gün bugün, dem bu dem diyor.

Bir gün önceki yazımda, ülkemizdeki sığınmacılar sorununa değinmiştim. Bir süre geçtikten sonra, ülkemizde yaşayan sığınmacılar da, geldikleri ülkelerinin adını değil, yaşadıkları ülkenin adını söyleyecekler. Öğle söylemeleri işlerine gelecek.

Acaba, okullarımızda okutulan; “Türküm, doğruyum, çalışkanım diye başlayan” ANDIMIZ’ da bunun için mi kaldırdılar.

Ülkemiz vatandaşı da olsalar, köken olarak Türk iseler elbette Türk olduklarını, Türk değilseler, geldikleri ülkenin adını söyleyerek Türklüğü kabul ettiklerini de diyebilmeliler.

Dilebilirsiniz ki; “Yarım asır önce geldikleri köylerinin adını söylemeyenler, Türk vatandaşlığına hangi ülkeden katıldıklarını söyleyebilirler mi?

Belli ki, aradan birkaç yüz yıl geçtikten sonra, çok değil, yaklaşık 500 yıl önce keşfedilen Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden giderek Amerika’ya yerleşenler, geldikleri ülkelerin adlarını söylemiyor, Amerikalı olduklarını söylüyorlar.

Bizde de, başka ülkelerden gelenler de farklı olmayacak.

Kim gerçek Türk, kim değil, ara ki bulasın olacak.

“Geçinmek Zorlaşıyor” başlığı ile başlamıştım yazıya, söz, döndü, dolaştı, nerelere geldi, farkındayım.

Umarım, yakın bir gelecekte geçinmekten değil, Türklük konularından başka söz evder konumuna gelebiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları
02.02.2022 15:07
07.04.2025 10:29
16.01.2024 11:20
13.05.2024 17:11
24.01.2024 13:21
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.