Rusların Gümüşhane’ye girişi Temmuz 1916’dır. Bolşevik isyanı (Komünizm ihtilali) 1917’dir. Ancak, Rusların Gümüşhane ve Kelkit’e gelişinden önce, her iki yöne halkı İç Anadolu’ya (Çorum’a, Kayseri’ye, daha başka illere zorunlu göçü Rusların girişinden bir süre öncedir. Gümüşhane’den ve Kelkit’ten göç edenler, bulundukları yörelerde çok sıkıntılar çektiler. Bu konuları, kendi annemden, dayılarımdan, diğer büyüklerimizden dinlediğim gibi, İstiklal Savaşı gazilerinden Mustafa Ataman ve Hüseyin Soysal’dan da dinlemiş, yine gazetemizde yazmıştım.
Muhaceret dönüşü 1918’dir. Eski parlamenterlerden (1954-1957 ve 1965-1969) eğitimci hemşerimiz rahmetli Sabri Özcan San, Gümüşhane’nin kurtuluş gününü Genel Kurmay Başkanlığına sormuş ve 15 Şubat olduğunu öğrenmiş.
Ne zaman öğrenmiş?
1953 yılında.
O nedenle Gümüşhane bugün kutlamakta olduğumuz Kurtuluş Bayramını 1953 yılından beri kutlamaktadır.
Kelkit’in kurtuluş tarihinde bir yanlışlık vardır. Harp tarihinde, Türk askerinin Kelkit’e girişi 8 Şubat olarak görünüyor. Ama nedense, Kelkit Kurtuluş Bayramlarını 17 Şubat’ta kutluyor. Belli ki bu tarihi bundan sonra da değiştirmeyecekler.
1916 yılında göçe zorlanmış olan Gümüşhane ve ilçelerimiz halkları (Bu arada şunu da belirtelim, Ruslar Şiran ilçemize girmediler) dönüşlerinde de çok büyük sıkıntılar çektiler. Çünkü Ruslar kaldıkları 2 yıl içinde bazı evleri yıktılar, ağaçları kestiler. Ruslar buralara geçici olarak değil, sürekli kalmak için geldiler. O nedenle bazı yollar da yapmışlardı.
Muhaceretten dönen halkımız, mevsimin kış ortası olması nedeniyle, yiyecek bulmakta da zorlandılar. Baharı zor beklediler. Tarlalardan yemlik dediğimiz otları bile toplayıp yediklerini anlatmışlardı bizlere.
Gümüşhane’den uzaklardayım. Bayramın kutlanıp kutlanmayacağını da bilmiyorum depremler sebebiyle) o nedenle, genç kuşaklara Rus işgali, göç ve dönüş konusunda bazı bilgiler aktarmak istedim.
Allah, o günleri bir kez daha göstermez inşallah yöremize ve ülkemize.