“Geciken adalet, adalet değildir” deyimi yaygınlaşmıştır. Gerçekten de öyledir Bu konuda bir başka halk deyimi daha vardır; “Bayram geçtikten sonra kınayı nerene çalarsan çal” derler.
Demek ki, her işi zamanından yaparsan, karar mı verilecek, belirli bir süre içinde verirsen, bir komşuya ikramda mı bulunacak, zamanını iyi ayarlarsan makbule geçer.
Hani, bir başka halk deyiminde, “Elden gelen oyun olmaz, o da vaktinde bulunmaz” denir.
Halk deyimlerine ve atasözlerine çok önem veririm ben. Çünkü yılların deneyiminden süzülerek gelmişlerdir.
Niye yazıyorum bu yazıyı?
Bir nedeni var elbet. Ünye belediyesini, Başbakanlığın gönderdiği müfettişler incelemiş. Görevden alınması gerektiği yönünde bir rapor vermişler. Başbakanlık da o Belediye Başkanını görevden almış.
Görevden alınan Ünye Belediye Başkanı üst mahkemeye başvurmuş. Görevden alınmasını gerekli gördükleri raporu ve o raporun dayandığı belgeleri mahkemeye sunmuş. Görevden alınan Ünye Belediye Başkanı, halkın sevdiği ve güvendiği birisi. Farklı partiden de değil. O da Ak Partiden.
Sonuç ne olmuş?
Üst mahkeme, üç yıl altı aylık bir süre sonunda, görevden alınan başkanı haklı bulmuş, yasa dışı hiçbir işlemi yokmuş.
O arada seçimler yapılmış. Görevden alınan başkan seçime girememiş.
Adalet üç buçuk yıl sonra hakkı teslim etmiş ama ne işe yarayacak, belli değil,
Haklılığı, kusursuzluğu tescil edilen Başkan elbette boş durmayacak, kaybolan yıllarının hesabını soracak.
Üst mahkemeye sorarsanız, o da gecikmenin nedenini söyleyecek. Üst mahkemenin, belki elinde binlerce dosya vardır. Onları incelemek ve karara bağlamak elbette zaman almaktadır.
Mahkemelerin işini kolaylaştıracak bir çözüm yolu bulunmalıdır. Çünkü vatandaşın hakkı kaybolmaktadır.