Okul öncesiyle birlikte İlk ve Orta dereceli okullarda 20 milyon öğrencinin 9 Eylül tarihinden itibaren okula başladı.
Veliler için, Öğrencilerin okullara başlaması ekonomik sıkıntıları beraberinde getiriyor.
Bir öğretmen dostumuz, ilk ve orta dereceli okul öğrencilerinden istenen defter, kalem, yazı tahtalarında kullanılan kalemler, sulu boyalar ve daha unuttuğum pek çok gereksinim malzemeleri kalem kalem saptamış. Gelirleri yetersiz olan öğrenci velileri için büyük sıkıntılara ve üzüntülere yol açacaktır bu okul giderleri.
Bir de, Milli Eğitim Bakanı, hiçbir okul müdürünün velilerden para alması gibi bur durum olmadığını söylüyor. Bazı televizyon kanalları, hangi okul müdürünün velilerden kaç lira istediğini anlattı.
Bir sonuç çıkacak mı bundan?
Kesinlikle çıkmayacak. Okul müdürleri almaya, öğrenci velileri de vermeğe devam edecek.
Ülkemizde eğitim-öğretim açısından, her kademede özel okullar devreye girdi. Sağlık açısından özel hastaneler, devlete bağlı olmaksızın serbest çalışan doktorlar zaten devredeydi.
Ülkemiz nüfusunun büyük çoğunluğu, yetersiz gelirleri nedeniyle hayatta kalma mücadelesi verirken, eğitim ve sağlık giderleri yararlarına tuz-biber ekiyor.
Gitgide, parası olanların eğitim-öğretim görebileceği, parası olanların sağlıklarını koruyabileceği bir konuma geldi yurdumuz.
Okuyabilenler bile, çalışacak olanaklar bulamadıkları için, yurt dışına gitmenin ve başka ülkelerde yerleşip kalmanın yollarını araştırıyor.
2000’li yıllara geldiğimizde, yabancı ülkeler artık sıradan işçiler yerine, doktor gibi, Mühendis gibi nitelikli insanları kabul ediyor.
Bu durum, ülkemizin geleceğini karartmaz da ne yapar?
Bir ülkeye beyin göçünden daha çok ne zarar verebilir?
Gelelim okullarda öğrencilerin başarılı olabilme boyutuna:
Okullarda başarı için, üç neden var; bunlardan biri aile, ikincisi çevre, üçüncüsü de okul. Çocuklarının kaçıncı sınıflarda olduğunu bilmeyen aileler var. Bu ailelerin çocuklarına verebilecekleri hiçbir şey yok.
Birçok zararlı alışkanlıkları çocuklar çevreden ediniyor. Aileler çocuklarını sıkı denetime almalı, kimlerle buluştuğunu, neler yaptığını bilmeli. İçki, sigara içen aileler var. Bunları, çocukların yanında kesinlikle kullanmamalı.
Her aile, okul müdürlükleriyle, öğretmenlerle sürekli bağlantı içinde olmalı. Okul yöneticilerin çocuklarla ilgili düşüncelerini almalı ve ona göre hareket etmeli.
Okullar, hiçbir dersin boş geçmeyecek şekilde çaba içinde bulunmalı. Bazı derslerin öğretmenleri yoksa kesinlikle kısa zamanda bulundurmalarını sağlamalı. Okul aile birlikleri,
çocuk velileri ve okul yönetimleri arasında bir köprü görevi görmeli.
Başarı; aile, çevre ve okulun aynı amaç doğrultusunda birleşmeleriyle gelir.
Bu vesileyle, yeni eğitim-öğretim yılının ülkemize ve ilimize hayırlı olmasını dilerim.