“Arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” diye bir halk deyimimiz vardır. Bu deyimi, “İnsan insanın hem rahmanı, hem de şeytanıdır” deyimi de güçlendirmektedir.
İnsanların kimlerle düşüp kalktığı çok önemlidir.
Bir zamanlar Kelkit ilçemiz, nüfusuna göre, Ülkemizde en çok içki içilen yörelerdendi. Çünkü herkes, karşısındakini etkiliyordu.
Şimdi artık Kelkit’te çok içki içilmiyor ama şimdi de ülkemizin tümünde bir uyuşturucu furyası var.
Tehlike açısından içkiye mi benziyor!
Çocuk yaştaki insanlara kadar indi uyuşturucu kullanımı.
Kimileri uyuşturucu pazarlamada büyük paralar kazanıyor. Bu konuda yalnız ana-babalar değil, polisiyle, jandarmasıyla, tüm güvenlik güçleriyle, hepimize, herkese büyük görevler düşüyor. Ülkemizin geleceğinin (olumlu yönden) belirlenmesi, uyuşturucu konusunda çok ciddi sorumluluklar almamıza bağlı.
Hiç kimse, benim çocuklarımda böyle bir alışkınlık yok deyip kendini kenara çekemez.
Bu bir bulaşıcı hastalık gibidir. Zamanla herkese bulaşabilir. Bize ve çocuklarımıza bulaşmaz demek bir yanılgıdan ibarettir.
Bize bulaşmasa da, ülkemizin içinde bulunduğu bu tehlikeden kurtulması için “Neme lazım!” diyebilir miyiz?
Öncelikle, uyuşturucu girişini önlemek, kime dokunursa dokunsun, uyuşturucuya bulaşanları teker teker ortaya koymak, yasaları herkes için eşit bir şekilde çalıştırmak, gerekliliğin ötesinde bir zorunluluktur.
Ülkemize uyuşturucuyu sokanları, uyuşturucunun ticaretini yapanları, gençlere, çocuklara uyuşturucu kullanımına alıştıranları teker teker saptayıp ortaya koymak ve onları en ağır cezaları vermek boynumuzun borcu olmalıdır.
İçinde bulunduğumuz koşullarda, çocuklarımız, gençlerimiz okumak için ailelerinden uzakta kalıyorlar.
Bir genç, kendi çevresinde çok rahat hareket edemez. Ama bir başka ile gidince, kendisini kimsenin tanımayacağını bildiği için her türlü zararlı alışkanlığa daha kolay alışabilir.
Yurt dışında yaşayanlar anlatıyorlar. Trafikte bir kişinin yasalara aykırı davranması, hiç kimsenin gözünden kaçmıyor, onu hemen ihbar ediyorlarmış.
Uyuşturucu konusunda da, bizler, ülkemizde aynı titizliği göstermeli ve kuşkulandığımız kişileri güvenlik güçlerine ihbar etmeliyiz. Bu davranışı bir görev saymalıyız.
Uyuşturucuyu ülkemizden uzak tutmamızın en etkili yolu budur.