enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Yabancılara 2600 Maden Ruhsatı

17.01.2024 11:34
0
A+
A-

Konuya eski bir anı ile girelim isterseniz. Aradan 60 yıl mı, daha çok mu geçti? Bilemiyorum. Kemaliye Camiinin yaşlı bir vaat hocası vardı. Köyünde konuştuğu şive ile konuşurdu. Kurana dayalı olarak anlattığı konuşmalarında, kendi şivesiyle; “Ben demeyrim, kitap yazıy” derdi.

Yazının başlığında sözünü ettiğim yabancı şirketlere 2600 maden işletme ruhsatı verildiğini gazetelerden okudum. Gerçeklik derecesi yazıldığı gibi midir, değil midir? Doğrusunu bilenler söylesin.

Şimdi asıl konuya gelelim.

“Ülkemizde bulunan madenler, yabancılarca da olsa, işletilecek. Ne var bunda?” Diyenler çıkabilir,

Ne mi var?

Eğer, madenlerin bulunduğu alanlar orman alanları değilse, zeytinlikler değilse, tarım arazileri değilse, tamamen dağ-bayır ise, su çıkmaz, ot bitmez araziler ise, elbette bir şey yok. Yine de zararımız var.

Nasıl var?

Yabancılar ülkemizde çıkardıkları madenleri bize verecek değiller. Verirlerse parası ile verecekler ya da ülke dışındakilere satacaklar.

Bizim yararımız ne olacak?

Yasal bir pay ne ise, onu verecekler. Onu da, kendileri belirleyip verecek. Günübirlik takip mi edeceğiz çıkardıklarını?

Yabancıların işleteceği maden sahaları, ormanlık alanlarsa, tarım alanlarıysa, yağını onlar alacak, geriye bıraktıkları çölleşmiş alanlar da bize kalacak.

Bizim yanıp yakıldığımız sorun bu.

Yerli-yabancı maden, taşocağı her ne ise, işletme ruhsatı verdikleriyle, halkımızın, köylülerimizin karşılaştığı, şiddet gördüğü, yerlerde sürüklendiği olayları görmüyor muyuz?

O madenleri işletenler (Yerli-yabancı) kimlerse, onlar para kazansın diye, halkımızın geçim kaynaklarını ellerinden aldıkları yetmiyor muş gibi, bir de güvenlik birimlerini halkımızın üstüne sürüyorlar:

Televizyon kanalları, gazeteler, o olayları gözler önüne seriyor.

Milli sınırlarımız içinde yabancılara satılan milyonlarca metrekarelik alanlar ülkemiz için bir tehdit oluşturmuyor mu?

Elbette oluşturuyor. İşte derdimiz, sorunumuz bu.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.