enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
DOLAR
8,0257
EURO
9,6204
ALTIN
455,18
BIST
1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Gümüşhane
Mevzi Sağanak
19°C
Gümüşhane
19°C
Mevzi Sağanak
Cumartesi Gök Gürültülü
20°C
Pazar Gök Gürültülü
22°C
Pazartesi Çok Bulutlu
20°C
Salı Gök Gürültülü
27°C

Yaprakların Direnci!

0
A+
A-

Yazının başlığının dikkatinizi çektiğinin farkındayım. “Yaprağın ne direnci olabilir?” diye sorabilirsiniz.

Anlatayım.

İki ayı aşkın bir zamandan beri evden çıkmıyorum. Biraz rahatsızlığım, biraz soğukların gelmesi, biraz da dostlarımızla buluşma olanaklarım kısıtlı. Çünkü sağlık yönünden sıkıntılar var. Sanırım (Ömrümüz varsa) bir süre sonra eski konumumuza dönebilirim.

Yatak odam, kendimize ait bahçeye bakıyor. Meyve ağaçlarımız var. Bu ağaçlardan bir kısmının dalları, yatak odamın penceresine kadar uzanıyor. Aralık ayının başından itibaren, yapraklar bağlı oldukları dallarından kopmamak için direniyor. En azından bana öyle geliyor. Yağan kar, karın getirdiği soğuk, yaprakları olumsuz etkiledi. Her sabah kalktığımda, yaprakların biraz azaldığını fark ediyorum.

Öyle bir an geldi ki, yapraklar sayılacak kadar azaldı. Bazıları iri ve kalın bir sapla dala bağlanmış. Küçük ve zayıf yapraklar, rüzgâra kapılıyor ama büyükleri dalından kopmamak için sanki var gücünü kullanıyor. En azından bana öyle geliyor.

Her sabah yatağımdan kalkmadan, tek tük kalan yapraklara bakıyorum, kim düşmüş, kim kalmış diye.

Ne yazık ki, o güçlü dediğim yapraklar da sonunda doğaya, daha doğrusu, doğanın tahribine fazla direnemiyor.  Yen bir gün, önceden o belirlediğim yaprakların da eksildiğini görünce üzülüyorum. Çünkü yapraklarla dost oldum. Her yaprağın düşmesi, bir dostumu kaybetmek gibi etkiliyor beni.

Sonra, insanlarla yapraklar arasında bir bağ kuruyorum. İnsanlar da yapraklar gibi değil mi? Yapraklar nasıl dalından kopmamak için direniyorlarsa, insanlara da geldikleri dünya da biraz daha fazla kalmak cazip görünüyor.

Sonunda ne oluyor?

Ne insanlar direnebiliyor kutsal iradeye, ne de yapraklar doğanın tahribatına.

2021 yılına henüz girmemiştik. Baktım ki sabah penceremden, kuruyarak dala sarılan beş-on yapraktan fazla bir şey kalmamış.

Bana sonumuzu anımsattı yapraklar. Daha doğrusu gerçeği bir kez daha gözlerimizin önüne getirdi.

Yalnız çok önemli bir fark var. Dala tutunabilmeyi kaybeden yaprak, baharın yine açacak. Ama yaşam mücadelemizi kaybedersek, bir daha dönemeyeceğiz!

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.