1940’lı yıllarda, ilkokul öğrenciliğimizden bu yana bilirim. Öğrencileri her iki kuruma ilgi duymaya yönlendirirlerdi. Kızılay kolu bile vardı öğrenciler arasında. Öğrenciler, boyunlarına kumbara asar, para toplarlardı.
Gümüşhane’de kaldığım 60 yıl içinde her iki kurumda da çalışmıştım. Kızılay da Yönetim Kurulu üyeliği, Türk Hava Kurumunda Yönetim Kurulu Başkan yardımcılığı görevlerinde bulunmuştum.
1974 Kıbrıs Çıkarmasında halkın ineğini, öküzünü, düğesini, koyununu bağışladığı günlerde, THK Yönetim Kurulu Başkanı kaybolmuş, görev bana kalmıştı.
Hükümet binası önündeki Atatürk Heykelinin yaptırılmasında ve Devlet Büyükleri Heykeli Yaptırma Derneğinde de öyle olmuştu. Vali Zeki Özeren, derneği kurarken en sonlarda girmiştim derneğe. Vali gittikten sonra, heykel yaptırılması gündeme geldiğinde, herkes çekilmiş, o da üstüme kalmıştı.
Kıbrıs çıkarmasında toplanan hayvanları otlatırken, başka hayvanlardan ayırt edilmesi için bize ait olanların hepsine boya vurmuştuk. Sonra, hepsini sattık parasını valiliğin oluşturduğu hesaba yatırdık.
THK’daki hizmetlerim nedeniyle (15 yıl) bana bir gümüş bir de altın kaplama rozet armağan etmişlerdi.
THK’ya bağlı bir de Eskişehir’de Planör kursu açılmıştı uçak pilotu yetiştirmek amacıyla.
Şimdi, THK konusunda bir bilgim yok, ne yapar, nasıl bir çalışma gösterir, bilemiyorum. Kurban Bayramlarında toplanan derilerin THK’na verilmesi sağlanmıştı. Şimdi gevşetildi, önüne gelen kurban derisi topluyor, THK. Resmi kurumların da içinde olduğu, kimsenin umurunda değil, yazık.
Kızılay konusun çok olumsuz bilgiler dolaşıyor sözlü ve yazılı basında. Kızılay’a bağlı çeşitli şirketlerin kurulduğunu, hizmetten çok para kazanmaya yöneldiklerini ileri sürüyorlar.
Bizim tanıdığımız, bildiğimiz Kızılay bu değildi. Derneklerin statüsünde para kazanmak diye bir amaç yoktur. Her işe bir kılıf uyduruyorlar şimdi.
İnsanlar, eskiden bu iki hayır kurumuna üye olmak, yönetimlerinde hiçbir maddi çıkar beklemeden görev almak isterlerdi. Şimdi, başka amaçlarla bu iki kurumda görev aldıkları söyleniyor. Doğru mu, yanlış mı, bilemem.
Halkın en çok gereksinimi olduğu bir dönemde Kızılay’ın kendisi gibi hayır kurumlarına çadır sattığını okuyoruz basından. Kendileri de bunu doğruluyor ama kendileri değil, kendilerine bağlı şirketlerin sattığını ileri sürüyorlar.
Derneklerin ticari amaçlı şirketleri yapıyormuş satışları. “Ben yapmıyorum, elim yapıyor, ayağım yapıyor” der gibi bir şey.
Kızılay ve THK gibi, eskiden çok yararlı hizmetler veren bu iki kurumu, eski yapısına dönüştürmeli. Bu kurumların adı geçince, hiç kimsenin aklına soru işaretleri gelmemeli.