Bu ülkenin birliği, bütünlüğü için ayrı gayrı olmamalı.
Köken olarak Türk soyundan gelmeyen, inançları, gelenekleri, dilleri farklı olan, Türkiye Cumhuriyeti kütüğüne kayıtlı vatandaşlarımız var. Bu vatandaşlarımızı simgeleyen bir sıfat Türklük sıfatıdır.
Ayrı dillerde, ayrı inançlarda, ayrı geleneklerde olan vatandaşlarımız, Türkiye’nin dışına çıktıkları zaman, gittikleri ülkelerde, hangi ülkenin vatandaşı olduğunu söyleyecekler?
Elbette “Türk vatandaşı” olduğunu söyleyecekler. Bizim aradığımız da bu.
Bizim vatandaşımız oldukları halde, bulundukları ülkelerde, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin adını kullanmadan; Kürt, Çerkez, Laz, Boşnak, ya da hangi dine mensup iseler, mensup oldukları dinin adını mı kullanacaklar?
Öyle söyleseler bile, ikinci bir soruyla karşılaşacak, hangi milletten olduklarını soracaklar.
Büyük Atatürk, “Ne mutlu Türk’üm diyene” yerine; “Ne mutlu Türk olana” derdi. Çünkü Atatürk Türklük sıfatı içinde olan, ayrı dilden, inançtan ve kökenden olanların tümünü kast etmek istedi.
Köken olarak ne olursanız olun, bir parti kurmuşsanız, bizin inanışlarınızdan, sizin geleneklerinizden, hatta sizin dilinizden olmayanları da içinize kabul etmediğiniz takdirde, Türkiye partisi olamaz, güdük kalır, ayırıcı, bozguncu olursunuz.
Amerika kıtasının keyfedildiği tarihten sonra, Avrupa’nın ve dünyanın çeşitli ülkelerinden, çeşitli inanışlarda, çeşitli geleneklerde, çeşitli dillerde pek çok insan gidip yerleşti. O nedenle; “Amerika Birleşik Devletleri” diyorlar. Kendi aralarında hangi dille konuşurlarsa konuşsunlar, genel olarak konuştukları, yazılarında kullandıkları dil, (Şive farkları olsa da) İngilizcedir. Orada yaşayan, farklı kökenlerden olan insanlar, başka ülkelere gittikleri zaman, sorulduğunda Amerikan vatandaşı olduklarını söylerler,
Amerika’da da, bizim ülkemizde de, başka ülkelerde de farklı inançtan ve kökenden olan insanlar ayrı boy çekerlerse, bütünlüğü sağlayamazlar. Hiç bir ülke de, kendi vatandaşlarının, içlerinde istedikleri gibi yaşamalarının dışında ayrı boy çekmelerine izin vermez.
Her vatandaş, bulundukları ülkenin adını kullanacak, o ülke adına hareket edecek, ondan sonra nasıl yaşamak istiyorsa, ülkenin birliğine, bütünlüğüne zarar getirmeden öyle yaşayacaktır.
Ayrı gayrı olmayacak.