Bu satırları okuyacaklar için, seçim sandıklarının, seçmenlerin önüne konulmasına 13 gün kaldı.
Yaşımız gereği1950 yılından bu yana yapılan yerel ve genel seçimleri kimi yıllarda taraf olarak, kimi yıllarda da gözlemci olarak izledim. Particiliği ileri safhalara kadar götürenlerin dışında, büyük bir heyecan gördüğümü söyleyemem.
Şu kadarını söyleyebilirim ki, seçimi, daha doğrusu particiliği bağnazlığa kadar götürenlerin dilinde; yalanlar, ithamlar, iftiralar, en ağır dille suçlamalar havalarda uçuşuyor.
Batıda (Özellikle Avrupa’da) yaşayan hemşerilerimiz, seçim günlerini akıllarında tutamadıklarını söylüyorlar. Yalnızca seç ime taraf olanların ilgilendiğini, Avrupa’daki sözlü ve yazılı basının da, seçim haberlerini çok sık dile getirmediklerini söylüyorlar.
Demek ki, bizdeki siyaset hastalığının azalması ya da uygar ölçüler içinde yürütülmesi için, halk deyimiyle, daha birkaç fırın ekmek yememiz gerekli.
Herkesin kendisi anlatması, tanıtması, yapacakları hizmetleri sayıp dökmesi olağan da, bu küfürleşmeler, bu iftiralar niye?
Bu yazıyı seçim tahmini yapmak için yazmıyorum. Sadece, olaylara dışardan bakan bir insan gözü ve kulağıyla elde ettiğim bilgileri aktarıyorum.
Temennim, seçimlerden sonra, her şeyin orada bırakılması, iftira atanların, mesnetsiz ve dayanaksız sözler söyleyenlerin dışındakiler, elbette yine birbirinin yüzüne bakacaklar. Çünkü düşmanca tavırlar sürdürmenin ne bir anlamı var ne de bir yararı.
Yaşam, seçim öncesi olduğu gibi, seçimlerin sonunda da eskisi gibi sürüp gidecek. Özellikle de, bizim kentimizde, herkes birbirini tanıyor. Niye kaybedenler, kazananları kutlamasın? Niye kazananlar, kazandıklarını başkalarının yüzlerine vurur gibi davransın?
Uygar insanlara yakışan övünmek ya da yerinmek değil, el sıkışmak, kusur işlenmişse özür dilemek, eski samimiyetleri, eski dostlukları sürdürmektir. Bizden geriye ne kalacak, yaşarken hayırla, ölümden sonra da rahmetle anılmaktan başka?
Seçimlerle ilgili değerlendirmem şimdilik bunlar. Çünkü kaçan da Allah diyor, kovan da. Kimileri 2-0, kimileri 1-1 sonucu bekliyor.