Bir dost “Boşuna yazıyorsunuz” dedi.
Nedenini sordum?
“Kimisi gazetelerin (varsa) bulmacasını çözüyor. Kimisi, önemli haberlerin başlıklarına bakıyor. Kimisi de okuyormuş gibi eline alıyor, yapraklarını süratle çeviriyor ve bırakıyor” dedi.
Okuma alışkanlığı yok ülkemizde. Uygar dünyada en az okuyan ülkeler arasındayız.
Neden okumuyoruz?
Nedenini konunun uzmanları incelesin.
Sanırım 1956-57 yılıydı. Kelkit’teydim. Akşamları memurlar ve tüccarlar kulübüne gidiyordum.
Kahve kültürüm, o gün de, bu gün de hiç yoktur.
Kulübe de gazete okumak ve radyo dinlemek için gidiyordum.
İrfan Doğan Beyin davetlisi olarak ilçemize Samsun Müftülüğünden emekli bir din adamı geldi. Gündüzleri camilerde ve oturduğu sohbet toplantılarda konuşuyor, herkes de dinliyordu.
Nasıl olduysa, bir akyam oda kulübe geldi. Baktı ki, bir köşede ben tek başına gazete okuyordum. Diğer memur ve tüccarlar kâğıt oynuyordu. Emekli Müftü benim masama geldi. Konuştuk, sohbet ettik. Kendisine hâlâ okuyup okumadığını sordum. “Hayır evlat” dedi ve devamla; “Otuz senedir, hazırdan harcıyorum” yanıtını verdi. “Bitmedi mi?”! diye sorumu yineledim. “Bitmez” dedi ve anlattı.
Ben buraya gelirken, 7-8 yaşlarında bir kız çocuğu, elinde uzun bir çubuk, iki tane kocaman mandayı vura vura istediği istikamete götürüyordu. Düşündüm, o mandaların birisi dönse, tüm Kelkit halkını önüne katar kovalardı. Ama Allah o mandaları çocuğun iradesine teslim etmiş, dedi ve devamla; işte okunacak olay, tabiat meydanda. Okuyabildiğin kadar oku”
Olayları okumak için de bir alt yapı gerekli. Ama bizim halkımız ne kadar okumuşsa, onu yeterli sayıyor ve yaşamının sonuna kadar eline ne bir kitap, ne bir dergi, ne bir gazete alıyor. Olayları okuma diye bir derdi de yok. 25-30 yaşlarından sonra özel okumaları da bitirdiği için, hangi Üniversiteleri, hangi Yüksek Okulları bitirmiş olursa olsun,
30 yıl sonra, okuduklarından aklında çok şey de kalmayacak. Ama bu durumda umurunda değil.
Tüm bunları bile bile yine de yazmayı sürdürüyoruz. Yazarak da öğreniyoruz. Ç ünkü yazmanın sermayesi okumaktır.