İnsanlar için iki önemli talihsizlik vardır; birincisi öğrenme gereksinimini duymamak, ikincisi; sanat eserlerini, bilgilerini, görgülerini, deneyimlerini kamuoyuna sunmadan bu dünyadan çekip gitmektir.
İkinci olarak sunduğum konuda bir Hadis de vardır: “İlminden başkalarına ışık tutmayanların ağzına yarın ateşten gem vurulacaktır.”
Maddi olarak bir varlığa sahipseniz, o varlığınızdan belli ölçüde başkaları da yararlanmalı. Bilim sahibiyseniz ışık tutmalısınız ilminizden çevrenize. Zanaat sahibiyseniz, isteyenlere öğretmelisiniz.
Mehmet Ali Çubukçu’yu; bu iki vasfın dışında tutuyorum. Çünkü Çubukçu, sürekli okuyan, düşünen, varlığını başkalarıyla paylaşmaktan haz duyan, güzel giyinen, güzel konuşan bir kişiliktir.
Hiçbir konuda, ön plana çıkmak için bir çabanın içine girmez. Dünyada kalacak hiçbir varlık için boyun eğmez .
Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdikten sonra çeşitli yerlerde edebiyat öğretmenliği yapt Mehmet Ali Çubukçuı. O yerlerden biri de Sivas’ın Âşık Veysel’e yakın olan bir ilçesiydi. Şiir okumayı, şiir yazmayı seven bir insan olarak Âşık Veysel’e gitti, buldu, sohbet ettiler, konuştular.
Çubukçu, Kelkit’te de öğretmenlik yaptı. Kelkitliler içki içmeyi, dostlarına da ikram etmeyi severler. Sıcak bir gün, Çubukçu ve dostları nevalelerini aldı bir köyün yakınındaki çeşmenin başına gittiler. Aldıklarına baktılar ki, her şey var, bir şey yok. Nedir o yok olan şey; kadeh (Yani bardak) Mehmet Ali Avukat Av. Hasan’na döndü. Hasan Çeşmenin başında oturuyordu. “Hasan Bey” dedi Çubukçu; “bardak yok?” Hasan’ın yanıtı hazırdı, “Şişeyle dök ağzıma!” Mehmet Ali Çubukçu Hasan’ın ağzına dökecek, Hasan da çeşmeden alacağı bir avuç suyla ağzındakini sulandırıp yutacaktı. Öğle de oldu.
Mehmet Ali Çubukçu’nun, herkese değil, yarenlerine açtığı güzel hatıraları da vardır.
Şiir, okuyanın elinde şiir olur. Çok güzel şiirler yazan şairleri dinledim ben. Kimi, o güzel yazdığı şiirleri güzel okuyamadığı için berbat ediyorlardı. Şinasi Özdenoğlu, Nurettin Özdemir, Sabahattin Kömürcüoğlu, Talat Ülker, hem güzel şiirler yazan, hem de güzel okurlar.
Mehmet Ali Çubukçu da hem kendi şiirlerini, hem de başkalarının şiirlerini çok güzel okur. Ses tonu da şiir okumak için elverişlidir. Ama her istendiği zaman okumaz, içinden geldiği zaman okur. O içinden geldiği zamana rastlarsanız, siz de Çubukçu’nun güzel şiir okuduğunu fark edersiniz.
Değerli Dostumuz Talat Ülker Mehmet Ali Çubukçu’ya gitti, karşılıklı konuştular, notlar aldı, şiirlerini derledi, bilgisayarda baskı formatına getirdi. Baskısına da vesile oldu. Çubukçu için bir gece düzenlendi. Talat Ülker’in yönetiminde, Atatürkçü Gümüşhane Derneği Gümüşhane Şube Başkanı Sayın Arife Eleman ve ekibinin ev sahipliğinde, Belediye salonunda 21 Aralık 2024 Cumartesi günü düzenlenecek törende, Mehmet Ali Çubukçu tanıtılacak ve şiirlerinde örnekler sunulacak.
Mehmet Ali Çubukçu dostumuzu, şiirlerinin kamuoyuna sunulmasına vesile olan Talat Ülker ve geceye ev sahipliği yapacak olan Arife Eleman’ı kutlar, törenin ilimiz için hayırlı olmasını dilerim.