enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Bir Elin Nesi Var”

13.02.2023 13:50
0
A+
A-

Yazının başlığına koyduğum halk deyiminin tamamı şöyledir: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var”

Yönetimlerde birey olarak yapılacak görevler vardır, birkaç kişiyle ya da daha geniş kadroyla yapılacak görevler vardır.

“İki karpuz bir elle taşınmaz” deyimi de buna işaret etmektedir.

Devlet adamlığına, ili yönetim biçimine, otoritesine bir kusur bulamadığım, eski valilerimizden rahmetli Naci Babacan, göreve geldiğinin ikinci ya da üçüncü ayında bir olumsuzlukla karşılaşmıştı. (1972)

Gazeteci olarak iyi bildiğimiz bir yanlışlığı düzeltmek istedik. Önceleri kabullenmek istemedi, sonra bu konuda yazdıklarımızı doğru buldu ve makamına çağırdı.

“Vali, tek başına değil, etrafındaki yakın görüştüğü kadrosuyla validir. Ben buraya geleli çok olmadı. Bir daire müdürüne havale ettim o yazdığınız konuyu. Daire müdürü beni yanılttı. Beni bundan sonra yanıltabilecek daire müdürlerinin alnını karışlarım” dedi.

Rahmetli Babacan’ı Mülkiye Müfettişliğinden de tanırdım. Belediye de hizmet verirken, kendisine teftiş vermiştik.

Babacan ilimizde kaldığı iki yıla az bir zamanda, yanlışlığını görmedik. Gümüşhane’den sonra, başka illerde de valilik yapmıştı.

Değişik kademelerde, yönetici görevini üstlenenler, kimlerle daha başarılı hizmetler verebileceklerini bilirler.

Süleyman Demirel Başbakandı. Kırıkkale Silah Fabrikası zarar ediyordu. Güvendiği kişilere; “Fabrikayı kâra geçirecek birini bulun” dedi. Çevresindekiler de kendisine; “Bu görevin hakkından gelecek birisi var ama CHP’li” Dediler. Demirel; ben size partisini sormadım, adam sordum” dedi. CHP’li dedikleri adamı buldu Demirel’e gönderdiler. Demirel o zata görev verdi. Kırıkkale Silah Fabrikası iki yılda borçlarını kapattı ve kâra geçti.

Güneydoğu Anadolu da 10 ili içine alan deprem gösterdi ki, ülkeyi yönetenler, işinin ehli olan kadrolarla çalışmıyor. Elbette, bu depremden en az zararla kurtulmanın, en az insan kaybı ile olayı atlatmanın çabası içindeler. Bundan kuşkumuz yok. Ama kadroların yeterli olup olmadıkları konusunda kuşkularımız var.

Nereden mi biliyoruz?

Sonuç ortada. Depremin üçüncü, dördüncü gününden itibaren hizmet verilmeye başlandı. Ne var ki, bu arada çok kaybımız oldu.

Deprem, yangın, sel gibi afetlerde dakikaların önemi vardır. Bu felaketlere önceden hazırlıklı olmak da bir maharettir.

Yönetimlerde önemli olan, işin ehli olanlardan kurulu kadrolardır.

Rahmetli Babacan; “Valiler etrafındaki kadrolarla validir” diyerek teşhisi koymuştu.

 

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.