Boşa çıkma, iş görmezlik anlamındaki tatil Müslüman’a göre değildir
Boşa çıkma, iş görmezlik anlamındaki tatil Müslüman’a göre değildir. Zira bizim kültürümüzde ve inancımızda bir işten başka bir işe geçme hâli vardır, atıl kalma yoktur. Yani demem o ki aslında tatil kavramı kapitalist dünyanın icat ettiği bir şeydir. Zira kapitalizmin yegâne amacı çok üretmek ve çok tüketmektir. Bu da piyasanın canlandırılması demektir.
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim ve onun peygamberi Resulullah Efendimiz vaktin önemini defaatle vurgulamıştır. Yani Müslüman’ın boşa geçirecek zamanı yoktur. Atalarımızın da dediği gibi bizim kültürümüzde ve inancımızda “Vakit nakittir.” Rabbimiz “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Ve mutlaka bu çalışmasının karşılığını görecektir.” (Necm Suresi 39 ve 40. ayetler) buyururken, Resûl-i Ekrem (sav) Efendimiz ise bizlere şu uyarıda bulunmaktadır: “İki nimet vardır ki, insanların çoğu onları takdir etme hususunda aldanmışlar/yanılgıya düşmüşlerdir. Bunlar: Sağlık ve boş vakittir.”
İnsan, ruhunun yakıtı olan huzuru dışında değil, bizzat içinde aramalıdır. Gerçek huzur ne pahalı bir tatilde ne de sosyal medya platformlarından alınan sahte aferinlerdedir. Gerçek huzur insanî ve vicdanî duyguları kaybetmeden yaşamakla, beden ve ruh dengesini sağlamakla mümkündür. Onun dışındakiler saman alevi gibi yanıp sönmeye mahkumdur.
Bazen tatil yapmak öncesiyle ve sonrasıyla daha çok yoruyor insanı!
Tatil her zaman iyi bir dinlenmeyi (ruhen iyilik hâlini) beraberinde getirmiyor. Bazen tatil yapmak öncesiyle ve sonrasıyla daha çok yoruyor insanı! Uygun bir tatil yerini günlerce araştırıp bulacaksın. Tatil yerine varmak için bir sürü yola ve zahmetli yolculuğa katlanacaksın. Sonra finansal (ekonomik) kısmını düşünüp halledeceksin. Eğer borçlanarak tatile gittiysen tatilden döndükten sonra borcunu bir şekilde ödeyeceksin. O ödeme sürecinde belli ki birçok sıkıntıya peşinen katlanacaksın. Neticede bütün bunlara baktığımızda böyle bir tatil dinlendirmekten çok, yorar insanı. Yapılan araştırmalar tatile çıkanların üçte birinden fazlasının stresten uzaklaşmayı hedeflerken tatilden sonra stres düzeylerinin arttığını veya azalmadığını gösteriyor. Bu da nereden bakarsan bir fiyaskodur.
Tatile gitmek bazen birçok külfeti ve can sıkıntısını da beraberinde getirir. Bunların başında tatil yerine sağ salim varma durumu gelir. Zira tatil beldeleri, özellikle yaz aylarında, iğne atsan yere düşmez misali çok kalabalıktır. Bu yoğunluk öncelikle tatil mahalline ulaşımda kendini gösterir. Yollarda yoğun bir trafik baş gösterir. Sinir ve stres tavan yapabilir.
Malum olduğu üzere tatilde dinlenmektir esas olan. Fakat bazıları öyle “Vur patlasın, çal oynasın.” taverna tarzında tatil yapıyor ki tatil onları dinlendirmiyor, aksine daha da fazla yoruyor. Özellikle “Her şey dahil” konseptindeki otellerde alkolü su gibi tüketenler var. Açık büfelerde ne varsa hepsinden tadıp midesini bozanlar var. Tatilde kilo alıp dönenler, maalesef bir de bunu dert edinmek zorunda kalıyorlar. Tatil onların hem ruh hem de beden muvazenesini iyice bozuyor. Buna sınırsız ve ölçüsüz müzik, dans ve bilumum eğlenceleri eklediğimizde yorulmamak mümkün değil. Şuurlu Müslüman böyle yapmaz tabii ki. Fakat onlar da maalesef bazen bunlara özenmiyor değil. Bu bir çeşit bulaşıcı virüs gibi bir şey. Değdiği bünyeyi bozuyor kısa zamanda.
Yaz geldiğinde bazı insanlar, tabiri caizse, ipini koparan deli taylar gibi hareket ediyor. Bunu yemede, içmede, giyim kuşamda ve özellikle de eğlenmede sıkça görüyoruz.Yaz mevsimi, nefsinin kölesi olmuş bu insanlar tarafından haz mevsimi olarak algılanıyor. Tatiller de bu ölçüsüzlüğün bir parçası olarak karşımıza çıkıyor. Tatiller çılgınlık zamanlarına dönüşüyor. İnsanlar çok kere ölçüyü, hesabı ve insan olduklarını unutabiliyor. Oysa bütün mevsimler Allah’ın tayin ettiği kıymetli zaman dilimleridir. Müslüman, belli bir duruşu olan insandır. Bu da bir kısım hassasiyetleri beraberinde getirir. Müslüman her yerde tatil yapamaz. Onun mahremiyet gibi kırmızı çizgileri vardır. Müslüman hiçbir zaman kendini hayatın akışına bırakamaz. Müslüman’ın hayatının akışını Kur’an ölçüleri belirler.
Sırf gösteriş olsun, eşe dosta havalı görüneyim diye tatile gitmek diye de bir moda (trend) peyda oldu son zamanlarda insanlarımızda. Onlar her paylaştıkları tatil fotoğraflarında başkalarıyla yarış içerisindedirler. Adeta tatil yerleri yarıştırılmaktadır.