enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kur’an’ın Uzağında, Nefsin Tuzağında Günümüzde Tatil Anlayışı-11

12.07.2026 14:54
0
A+
A-

İnsanların çalıştıkça yorulduğu ve bu yorgunluklarını verimli bir biçimde dinlenerek üzerlerinden attıkları da bedenî ve insanî bir gerçektir. Fakat bu demek değildir ki yorulunca yan gelip yatmalıyız. İslâmiyet’in bu konudaki ölçüleri bellidir. Hiçbir zaman kendimizi hayatın dışında tutmamalı, yorulunca iş değiştirerek (daha hafif bir işe yönelerek) dikkatimizi farklı bir alana yönlendirip, özellikle zihinsel ve bedensel yorgunluğumuzu gidermeliyiz.

Tatiller de diğer çalışma zamanları gibi ömrümüzde tekrarı olmayan kıymetli zaman dilimleridir. Tatilleri yeme, içme ve yan gelip yatma (uyuma) zamanı olarak görmek sığ bir bakış açısıdır, ufuksuzluktur. Ölçülü yeme, içme ve uyuma tatil günlerini de kapsayan doğru davranış biçimleridir. Tatilleri bunun haricinde bir kategoriye koymak ve zamanı israf etmek Müslüman’a yakışmadığı gibi, inancı ne olursa olsun hiçbir insana da yakışmaz.

İsraf konusu her zaman Müslüman’ın kırmızı çizgilerinden biri olmalıdır. Zira bugün dünyada birileri aç karnına sabahlıyorsa ve en acısı da bu çağda bile açlıktan ölüyorsa bunda elindeki fazlalıkları ihtiyaç sahipleriyle paylaşmayan, kaynakları israf edenlerin önemli bir payı vardır.  Müslüman böyle bir sorumluluğun ve vebalin altına giremez, girmemelidir.

Her Müslüman’ın 24 saatini ölçülü ve verimli yaşaması elzemdir. Bu süre içerisinde belli zamanlarda belli vakitlerini Allah’ın emri ve  kulluk vazifesi olan ibadetlere ayırması gerekir. Zira tatillerde ibadetler üzerimizden düşmüyor, aksine tatillerde zaman genişliği nedeniyle ibadetlerimizi, namazlarımızı tadil-i erkâna riayet ederek çok daha özenle ifa ve ihya etmeliyiz. Müslüman’ın mâlâyâni sözlerle (işlerle) vaktini öldürdüğü fetret dönemleri olmaz. Mümin hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi de ahiret için çalışır. Tatil de, sair zamanlar da bu kapsamda değerlendirilmeli, hiçbir ân israf edilmemelidir.

Yaz tatilleri ve diğer tatiller topyekûn işten güçten kesilme zamanları değildir. Okullar yazın tatil olduğu için öğrenciler bir boşluğa düşüyor. Bazen ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Oysa yazın eksikliklerimizi tamamlamak için müsait zamanlardır. Sene içinde öğrenim devam ederken vakitsizlik yüzünden okuyamadığımız kitapları yazın pekâlâ okuyabiliriz. Bilgi ve tecrübelerimizi artıracak öğretici gezilere katılabiliriz. Yazın camilerimizde açılan Kur’an öğretimi ve ilmihâl bilgileri kurslarına gidip yüce kitabımız olan Kur’an-ı Kerim’i yüzünden okumayı, anlamına vakıf olmayı, Allah’ın emir ve yasaklarını ve ibadetlerin içeriğini, her birinin nasıl yapıldığını öğrenebiliriz. Bunlar çocuk yaşlarda olabilen çok faydalı ve gerekli eğitim faaliyetleridir. Tabir caizse her iki dünyamızı da etkileyen hayat memat meselesidir. Şayet o vakitlerde tatile gitmeyi tercih edersek gelecekte manevî açmazlar yaşayabiliriz. Bu da yarınlarımızı ve dünyaya geliş gayemiz olan kulluk imtihanımızı olumsuz etkileyebilir.

Hayat hareketli bir süreçtir. O yüzden de insan hep hareket hâlinde olmalıdır. Hareketsizlik ne ruhumuza ne de bedenimize fayda sağlar. Aksine her türlü maddi ve manevî sıkıntı boş durmaktan (hareketsizlikten) kaynaklanır. Nerede hareket orada bereket” sözü bu gerçeğin lâfza bürünmüş veciz ifadesidir. Bereket arıyorsanız daima  hareket halinde olun!

Akıllı insan, mesainin olmadığı tatil günlerini kaza ve nafile namazlar kılarak, tutamadığı oruçları tutarak, anlamını da düşünerek Kur’an-ı Kerim okuyarak manevî kazanca dönüştürebilir. Unutmayınız ki “Nerede olursanız olun O (c.c.) sizinle beraberdir ve Allah yaptıklarınızı görmektedir.”(Hadid, 4) Ne mutlu her gününü Müslümanca yaşayanlara!

 Dipnot: 1) https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/tatil

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.