enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Kötü Söz Sahibine Aittir”

25.04.2024 12:02
0
A+
A-

Başlıktaki ifade bir atasözüdür. Bilindiği gibi, atasözleri de halk deyimleri de yılların deneyiminden süzülerek günümüze kadar gelir ve sonraki kuşaklara kalır.

31 Martta yapılacak yerel seçimler nedeniyle, ulusal gazeteleri de, televizyon kanallarını da izlemekten sıkılıyorum.

Siyaset adamları, siyasi parti yöneticileri, adaylar (Hepsi değil elbette) birbirleriyle ilimde, irfanda, güzel ahlakta, bilgide, maharette, fazilette yarışmak yerine, kötü sözde, ihanette, iftirada yarışıyorlar.

Siz; her ne kadar “Kötü söz sahibine aittir” derseniz değin, aldırmıyorlar. Çünkü yapılan iftiraların, yalanını, yanlışlığını, inandırıcı bir dille ortaya koysanız da, sizin açıklamalarınız halkın tümüne ulaşmıyor. Yalanın, iftiranın gerçek dışılığı ortaya çıksa da, utanmıyorlar.

Nazım Hikmet bir şiirinde:

“Yüz değil çarıkmış bu manda gönünden

Teper ha babam teper taşlı yolları

Paralanmaz” diyordu.

Gerçekten öyle.

Dürüst adam, ülkede büyük sorumluluklar almayı düşünen, planlayan adam, ağzından çıkacak her sözü, kâğıda dökeceği her yazıyı önce kalbine danışmalı, ondan sonra söylemeli ya da yazmalıdır.

Gün geliyor, olaylar; birbirlerine çok ağır sözlerle hitap edenleri yan yana getiriyor ve ağızlarından hiçbir kötü söz çıkmamış gibi dost olabiliyor ya da dostmuş gibi görünebiliyorlar.

Gerçekte, insanlıkta bu değil, siyasette bu değil, ülke yönetiminde görev üstlenmek de bu değil.

Atatürk döneminde, Büyük Elçiliklerde bulunan, bazı kurumları Genel Müdürlük olarak oluşturan, Gümüşhane Milletvekilliği sırasında Atatürk tarafından Milli Eğitim Bakanlığına getirilen(1929) değerli hemşerimiz Cemal Hüsnü Taray, 1946 yılında Gümüşhane’ye gelerek yeniden Milletvekili adayı olmak istemiş. İlçeleri gezmiş. Halkla konuşmuş ve valizini kaptığı gibi, bir daha dönmemek üzere çekip gitmiş.

Bireyleri arasında utanma duygusunun azaldığı ülkelerde, kalkınma, gelişme, hakkı, hukuku yerine getirme olanağı kalmaz.

Böyle bir ülkede mi yaşıyoruz, ne dersiniz?

Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2021 11:04
27.02.2023 15:12
25.05.2023 13:03
05.04.2021 13:59
30.07.2024 17:23
29.07.2023 08:00
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.