Devletler iki kaynakla ayakta durur; birisi, vergi, diğeri, doğal kaynaklardır.
Ülkemiz, tarıma elverişli toprakları olan bir ülkedir. Üç yanı denizlerle çevrilidir. Akarsuları, ormanları, yaylaları, iklim koşulları, insan gücü olan bir ülkede yaşıyoruz. Altın, Gümüş, bakır, demir, kömür, kurşun ve diğer madenleri vardır.
Doğumuzda, kuzeyimizde, güneyimizde bulunan ülkelerde petrol çıkmaktadır. Bizde de çıkması olasıdır.
Buraya kadar saydıklarımız devletin elde edeceği doğal kaynaklardır
Bu doğal kaynaklardan yararlanmak bir yana, kimilerini elden çıkarıyoruz. Tarımı, bitme noktasına getirmişiz. Üretici köyüler, ürettikleri maddelerden, bırakın geçinebilmeyi, emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Bu yüzden üretimi terk etmek zorunluğu ile baş başalar. Çeşitlendirmeye gerek yok. Marul tarlalarında yetiştirilen her marula iki lira veriyorlar, tüketicinin eline 40 liraya geçiyor. Diğer ürünlerin tümü böyle.
Sanayi alanında iyi bir noktada değiliz.
Uzun yıllar önce Kelkit ilçemizde bulunan bir yabancı turist, Kelkit’in içinden geçen Kelkit Çayını göstererek, çaydan hiç yararlanılmadığını öğrendiği için: “Bu Çay buradan akar, siz de buna bakar” dediğini söylerlerdi.
Yazının başında aktardığımız doğal gelirlerin hiçbirini yeteri kadar değerlendiremiyoruz.
Devletin ikinci gelirinin vergi olduğunu söylemiştik.
1920’lerden buyana ülkemizi yönetenler vergi konusunda; “Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alacağız” der dururlardı.
Öyle mi yaptılar ve yapıyorlar?
Elektrik üretimi ve dağıtımı gibi, Limanların işletilmesi gibi, Havayolları gibi, deniz yolları gibi, Bankalar gibi, ilkokuldan Üniversiteye kadar, eğitim-öğretim gibi, daha pek çok kuruluşlar yerli ve yabancıların elinde işletiliyor.
Zaman içinde, basından öğrendiklerimiz doğru ise, kimi büyük holdinglerin vergilerini bağışladığımızı öğreniyoruz. Bazı ülkelerin ülkemize olan borçlarını bile affettiğimizi yazıyorlar.
Demek ki neymiş?
Birinci gelir kaynağımızı olduğu gibi, ikinci gelir kaynağımızı da yeteri kadar değerlendiremiyoruz.
Çıplak gerçek ortada. 85 milyon nüfusumuzun 65 milyonu geçim sıkıntısı içinde.
Aksini ileri süren varsa, herkesin kabulleneceği bir tarzda açıklasın, biz de öğrenelim