enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Kırgızistan’da Tarih ve Kültürel Birikim-3

11.10.2024 11:16
0
A+
A-

Yurdunu canından aziz bilen Kırgız yazar Cengiz Aytmatov

Kırgızistan deyince öncelikle ve özellikle dünyanın en büyük yazarları arasında yer alan Cengiz Aytmatov akla gelmektedir. Cengiz Aytmatov, asıl büyük şöhretini 1970 senesinde yayımlanan büyük romanı Beyaz Gemi’yle yakalamıştır. Bu roman edebiyat âleminde büyük bir yankı uyandırmıştır. 1980 yılın­da kaleme aldığı “Gün Olur Asra Bedel” romanı, yazarı edebiyat doruklarına taşımıştır. 1986’da okuyucusuyla buluşan  “Dişi Kurdun Rüyaları” isimli roma­nı ona evrensel anlamda edebiyat ve şöhret kapılarını ardına kadar açmıştır. Bunları 1990’da yayımlanan “Beyaz Yağmur” ve “Yıldırım Sesli Manasçı” hikâyele­riyle, aynı yıl kaleme aldığı “Cengiz Han’a Küsen Bulut” romanı izlemiştir.

Cengiz Aytmatov’un eserlerinde Kırgız kültürünün ve Kırgız sözlü geleneğinin temel taşı olan Manas destanından derin izler vardır. Aytmatov, Manas’ı defalarca okuyup özünü bilinçaltına yerleştirmiştir. Rusların kültürel ablukası onu Kırgız kültür ve medeniyetinden uzaklaştıracak yerde, bu kültüre daha da bağlamıştır. Romanlarında yerli motifleri özellikle kullanma gayreti içerisinde olmuştur. Millet ve fert olarak yaşadığı acı tecrübeleri gerçekçi bir üslupla romanlarında ifade etmiştir. Yeni nesillere millî benlik ve tarih şuuru kazandırmıştır.

Türk dünyasının en büyük yazarlarından biri olan Aytmatov’un eserleri yüzlerce dile çevrilip milyonlarca kişi tarafından okunduğu hâlde kendisi Nobel ödülü alamamıştı. Cengiz Aytmatov’un, yazdıklarıyla ilgili yapmış olduğu şu değerlendirme dikkate değerdir: “Her yazar bir milletin çocuğudur ve o milletin hayatını anlatmak, eserlerini kendi millî gelenek ve törelerini kaynak alarak zenginleştirmek zorundadır. Benim yaptığım önce bu, yani kendi milletimin geleneklerini ve hayatını anlatıyorum. Fakat orada kaldığınız takdirde bir yere varamazsınız. Edebiyatın millî hayatı ve gelenekleri anlatmanın ötesinde de hedefleri vardır. Yazar, ufkunu millî olanın ötesine doğru genişletmek ve ‘evrensel’ olana ulaşmak için gayret göstermek durumundadır. İyi yazar ‘tipik insan’ ortaya koyma ustalığına erişen yazardır.”

Türk dünyası edebiyatı deyince akla gelen birkaç isimden biriydi Cengiz Aytmatov. O sadece Kırgızistan’ın değil bütün Türk dünyasının yazarıydı. Onun aramızdan ayrılması sadece Türk dünyası için değil, bütün dünya için bir kayıptır. Aytmatov, Türk dünyasının yaşayan en büyük çınarıydı.  O, Kırgızların günümüzdeki Manas’ıydı. Bundan öte Türk dünyasının Dede Korkut’uydu. O bir barış ve kültür elçisiydi. Türk kültürünün tanıtılmasındaki hizmetleri takdire şayandır. Kırgızlar onu çok seviyor, çağın atası kabul ediyorlardı. Kırgızistan’ın adını dünya ölçeğinde duyuran bir yazardı Kırgızların yerel deyimiyle Çıngız Ata… Onu Kırgızlar kadar biz de okuduk ve çok sevdik. Onun kitapları kütüphanelerimizi süsledi. Başımız sıkıştığında, hissiyatımız çıkmaza girdiğinde onun satırlarında soluklandık. O bizim için sırtımızı yasladığımız koca bir dağdı.

Dünyanın En Uzun Destanı: Manas

Kırgızistan deyince aklımıza özellikle ve öncelikle dünya edebiyatının şaheserleri arasında yer alan Manas Destanı gelir. Türk mitolojisinden ve bozkır kültüründen derin izler taşıyan bu destanda mani dinine mensup Karahitaylarla Müslüman Karahanlılar arasındaki mücadele ve Manas adlı kişinin başından geçenler anlatılır. Sadece Kırgızların  değil,  bütün  Türk  boy  ve  topluluklarının  en  büyük  destanı olan Manas  Destanı,  Türk  boy  ve  topluluklarının  tarihine,  sosyal  hayatına,  inancına,  halk  eğitimine,  etnografisine   ait  unsurları  içerir. Kırgız halkının hafızası olarak niteleyebileceğimiz bu destanı 1869’da derleyen ünlü Türkolog Wilhelm Radloff’tur. Söz konusu destan baba Manas, oğul Semetey ve torun Seytek dönemlerini anlatan üç bölüm ve 500 bin 553 dizeden oluşmaktadır.

Kırgızistan’da Manas Destanı’nın herhangi bir bölümünü ezbere bilmek ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla küçük yaştan itibaren ciddi bir eğitim veriliyor. Kırgızların farklı ağızlardan alınarak yazılan 35 farklı Manas Destanı bulunuyor. En büyük destan olarak Dünya Rekorlar Kitabı’nda yer alan Manas, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de 2013’te yapılan UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Mirasının Korunması için Hükümetler Arası Komitesi’nin 8. Toplantısı’nda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Destanın UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındığı 4 Aralık tarihi, Kırgızistan’da her yıl “Manas Destanı Günü” olarak kutlanıyor.

Kırgızistan’ın Ankara’da Büyükelçiliği, İstanbul’da da Başkonsolosluğu bulunmaktadır. Aynı zamanda, Adana’da Fahri Konsolosluk ile temsil edilmektedir. Türkiye’nin ise Kırgızistan’da Bişkek Büyükelçiliği yer almaktadır.Türkiye’yle Kırgızistan iki dost ve kardeş ülkedir. Bu hep böyle kalacaktır. Yaşasın Türk-Kırgız dostluğu ve kardeşliği…

 

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.