Ülkeyi yönetenlere bakarsanız, ekonomimiz çok iyi, hatta diğer ülkeleri kıskandıracak kadar iyi.
Gerçek böyle mi?
Elbette öyle değil. Hem hazinede para yok, hem de halkın büyük çoğunluğu perişan durumda.
Bu koşullar altında doğalgaz ve elektrik yalnız vatandaşları değil, iktidarı da çarpacak.
Elektrik şirketlerinin özel masrafları da faturalarda görünüyordu, tepkiler karşısında, şirketin giderlerini değil, faturadan ismini kaldırdılar. Yani, onları da geçim darlığı çeken bu halk ödeyecek.
Milyonlarca aile, elektrik ve doğalgazı ödedikleri zaman, geçimleri için harcayabilecekleri başka para kalmıyor. Çünkü elektrik ve doğalgazın faturalarında, 4- 5 kalem de başka giderler ekleniyor. Neredeyse, eklenen ekler, asıl ücretin yarısını buluyor.
Sanırım 20-25 gün önce, öğrencilerin Kredi ve Yurtlar Kurumundan aldıkları bursları ödemeleri ısrarla isteniyor. Hem de faizleriyle birlikte. Öğrenciler bursları aldı, üniversiteyi bitirdi, borçlarını inkâr etmiyorlar ama devlet kendilerine iş vermedi. İmkânları olsa, zaten burs almayacaklardı. Şimdi nereden alıp da ödeyecekler? Ailelerinin de maddi durumları uygun olsaydı, çocuklarına burs da aldırmazdılar.
156 ülkeye ve 10 ulusal kuruma yardım yaptıklarını söylüyorlar. Madem, başka ülkelere yardım yapacak imkânları var, yaklaşık 3 milyon öğrencinin yakasına niye yapışıyorlar. 300 bin öğrenci için de icrayı başlatmışlar.
Öğrenciler için bir çıkış yolu var. Seçimler yaklaştığında, oy almak maksadıyla burs alan öğrencilerin borçlarını bağışlayabilirler.
Ülkemizde; genci, yaşlısı, işçisi, emeklisi, esnafı, çiftçisi ve iş bulamayanlar gerçekten perişan. Ülkenin kaynaklarını (İtibardan tasarruf olmaz diyerek) gerekli-gereksiz harcamaktan geri durmuyorlar.
Bir de dini açıdan, maddi sıkıntı içinde olanlara sabır öneriyorlar.
Sabır, sabır, sabır da, sabrın da bir süresi var.
Daha ne kadar sabredecekler?