enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

İnsanın Değeri

25.06.2025 13:24
0
A+
A-

Bir halk türküsünün güftesinde geçen: “Benim bu halime ağlamayan yar/Daha ağlamasın öldükten sonra” diye seslendirilir.

Türküler, deyiler, atasözleri boşuna söylenmemiştir. Topluma vermek istedikleri iletiler vardır ama anlayana.

Âşık Veysel bir şiirinde:

“Veysel der alana mücevher sattım

Alan alır, almayana hiç olur” der.

Anlatmak istediğimi Veysel iki dizeye sığdırmış.

Cenaze evlerinde sık sık yinelenen sözler vardır, bilirsiniz. Rahmeti Rahmana kavuşanın, sağ iken, yaptığı iğlikleri, yardımlaşmaları, daha geniş anlamıyla hizmetleri anlatır dururlar.

Böylelerine sormak gerekmez mi, sağlığında neredeydiniz? Yüzüne karşı niye söylemediniz?

İşte, yazının ilk paragrafında verdiğimiz türkünün sözleri de, bu gerçeği ortaya koyuyor.

Her yergi, her övgü, her hizmet zamanında değerlendirilmelidir.

Hani, yine halk arasında: “Bayram geçtikten sonra, kınayı nerene çalarsan çal” demezler mi?

Nedense, pek çok insanı, ölümünden sonra, iyilikleriyle, güzellikleriyle anarız. Sağlığında, insanı anmak aklımıza gelmez.

Yaşarken; söylemlerini, eylemlerini örnek aldığımız dost ve hemşerilerimizi, ölümlerinden sonra da bu sütunlarda yazmıştık. Allah izin verirse, bu yazıları, kaybettiklerimizi gelecek kuşaklara anlatmak suretiyle kitaplaştırarak kalıcılıklarını sağlamayı planlıyorum.

Yaş kemale erdi. Umardım yakın dostlarım da bana bu konuda destek olur.

Yaşarken, yaklaşık otuz yıl sık sık bir araya geldiğimiz ve görüşlerinden, düşüncelerinden yararlandığımız, eğitimci, eğitim yöneticisi, parlamentoda Gümüşhane’yi, iki dönem temsil eden rahmetli Sabri Özcan San’la 30 yıl birlikte olduk.

Bir gün bana telefon açtı ve dedi ki, “Turan Bey, Gümüşhane’yi, Gümüşhanelileri anlatan önemli bir kitap üzerinde çalışıyorum. Ama sağlığım bu eseri bitirmeme izin vermeyebilir. Yeğenim Ülkü’ye tembih ettim. Noksanlarım olursa, senin yardımcı olmanın- istiyorum.

Gerçekten de öğle oldu. San’ın söylediği o eser yayınlanmadan yaşamını yitirdi. Yeğeni de sözünü tuttu. Eseri getirdi, gördüm. Benim ekleyeceğim bir şey kalmamıştı. O eser, yakınları tarafından bastırıldı. Rahmetli San’ın 8. Eseri VADİDEKİ GÜMÜŞHANE idi.

Benim hazırlamayı planladığım 12. Kitabımda bana yardımcı olacağını söyleyen bir dost çıktı.

“Sayın Hasan Pir) O bakımdan gönlüm rahat. Umarım son kitabı o dostla birlikte hazırlarız.60 yılı aşkın bir sürede birlikte olduğumuz toplumda bir değerimiz var mı, yok mu, ondan sonra anlaşılır.

Yazarın Diğer Yazıları
03.05.2023 13:37
12.08.2024 10:34
02.08.2023 19:01
06.12.2022 14:41
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.