Bir halk türküsünün güftesinde geçen: “Benim bu halime ağlamayan yar/Daha ağlamasın öldükten sonra” diye seslendirilir.
Türküler, deyiler, atasözleri boşuna söylenmemiştir. Topluma vermek istedikleri iletiler vardır ama anlayana.
Âşık Veysel bir şiirinde:
“Veysel der alana mücevher sattım
Alan alır, almayana hiç olur” der.
Anlatmak istediğimi Veysel iki dizeye sığdırmış.
Cenaze evlerinde sık sık yinelenen sözler vardır, bilirsiniz. Rahmeti Rahmana kavuşanın, sağ iken, yaptığı iğlikleri, yardımlaşmaları, daha geniş anlamıyla hizmetleri anlatır dururlar.
Böylelerine sormak gerekmez mi, sağlığında neredeydiniz? Yüzüne karşı niye söylemediniz?
İşte, yazının ilk paragrafında verdiğimiz türkünün sözleri de, bu gerçeği ortaya koyuyor.
Her yergi, her övgü, her hizmet zamanında değerlendirilmelidir.
Hani, yine halk arasında: “Bayram geçtikten sonra, kınayı nerene çalarsan çal” demezler mi?
Nedense, pek çok insanı, ölümünden sonra, iyilikleriyle, güzellikleriyle anarız. Sağlığında, insanı anmak aklımıza gelmez.
Yaşarken; söylemlerini, eylemlerini örnek aldığımız dost ve hemşerilerimizi, ölümlerinden sonra da bu sütunlarda yazmıştık. Allah izin verirse, bu yazıları, kaybettiklerimizi gelecek kuşaklara anlatmak suretiyle kitaplaştırarak kalıcılıklarını sağlamayı planlıyorum.
Yaş kemale erdi. Umardım yakın dostlarım da bana bu konuda destek olur.
Yaşarken, yaklaşık otuz yıl sık sık bir araya geldiğimiz ve görüşlerinden, düşüncelerinden yararlandığımız, eğitimci, eğitim yöneticisi, parlamentoda Gümüşhane’yi, iki dönem temsil eden rahmetli Sabri Özcan San’la 30 yıl birlikte olduk.
Bir gün bana telefon açtı ve dedi ki, “Turan Bey, Gümüşhane’yi, Gümüşhanelileri anlatan önemli bir kitap üzerinde çalışıyorum. Ama sağlığım bu eseri bitirmeme izin vermeyebilir. Yeğenim Ülkü’ye tembih ettim. Noksanlarım olursa, senin yardımcı olmanın- istiyorum.
Gerçekten de öğle oldu. San’ın söylediği o eser yayınlanmadan yaşamını yitirdi. Yeğeni de sözünü tuttu. Eseri getirdi, gördüm. Benim ekleyeceğim bir şey kalmamıştı. O eser, yakınları tarafından bastırıldı. Rahmetli San’ın 8. Eseri VADİDEKİ GÜMÜŞHANE idi.
Benim hazırlamayı planladığım 12. Kitabımda bana yardımcı olacağını söyleyen bir dost çıktı.
“Sayın Hasan Pir) O bakımdan gönlüm rahat. Umarım son kitabı o dostla birlikte hazırlarız.60 yılı aşkın bir sürede birlikte olduğumuz toplumda bir değerimiz var mı, yok mu, ondan sonra anlaşılır.