enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Biz de Devletin Gücüyüz”

24.01.2021 13:13
0
A+
A-

Emniyette yetkili bir bayan söylüyor bunu.

Kime karşı?

Hakları ellerinden alınmış kişilerin hak aramalarına karşı.

Orduda, Emniyette, Jandarmada, Adliyede görev alanlar, sıfatları ne olursa olsun, elbette devlet adına görev yaparlar. Ama devletin haklarını arayan vatandaşlarına karşı değil.

O zaman kime karşı görev yapacaklar?

Yasaları çiğneyenlere, başkalarının haklarını yiyenlere, devlet ve millet düşmanlarına karşı gösterecekler güçlerini, yetkilerini.

Yüz binlerce öğretmen atamayı bekliyor, hem de yıllardan beri. Bunlar, anayasada belirlenen kurallarla hak arama amacıyla bir araya gelirlerse, kırmadan, dökmeden, mala, cana zarar vermeden düşüncelerini aktarmak isterlerse, devletin şu ya da bu biriminde görev alanlar, güçlerini, onları susturmak için mi kullanacaklar?

Korona Virüs belası çıktığı günden bu yana canlarını feda edercesine çalışan sağlık Teşkilatı, başlangıçtan bu yana 350’ye yakın bireyini kaybetti. Sağlık mensuplarına gereken hakkın verilmesi, hiç olmazsa, ölenlerin geride bıraktıklarını, kimseye muhtaç etmeden geçimlerini sağlayabilecekleri olanaklar sağlanması en doğal hakları değil mi?

Bu sağlıkçılar haklarını aramak isterlerse, “Biz devletin gücüyüz!” diye karşılarına dikilmek devlete yakışan bir davranış biçimi midir?

Emniyet teşkilatında görev alanlar, çok zor koşullar altında, yaşamları pahasına görev yapıyorlar. Onların haklarını da savunmak zorundayız. Ama onlar. Kendi haklarını savunurlarken, kendileri gibi hak arayanlara da hak vermelidirler. Görevlerinin bir gereği de budur.

Bir bahane bulup işten çıkarılan binlerce işçi, maaşlarını alamazlarken, tazminatlarından yoksun bırakılırken, bu haksızlığa karşı bir araya gelirlerse ki, (Anayasamızda buna olanak verilmektedir) devletin gücünü anımsatmak yerine, konuşmalarına, düşüncelerini ortaya koymalarına fırsat vermelidir. Bu fırsat, yasalardan kaynaklanan bir fırsattır.

Haksızlığa uğrayan tüm kurumları, o kurumların bireylerini konuşturmamak, söyleyeceklerine ağızlarına tıkamak hem görev değildir, hem yasal değildir.

Hepimizin görevi, bu milletin can ve mal güvenliği içinde, huzur içinde yaşamasını sağlayacak imkânları hazırlamaktır. Hepimiz, gücümüzü yalnızca bu uğurda gösterirsek, görevimizi ancak bu şekilde yerine getirmiş oluruz.

Güç, güçsüz olanı, hakkını arayanı güçle bastırmak anlamında değildir. Söylemek istediğim bu.

Yazarın Diğer Yazıları
12.06.2023 13:26
15.12.2021 10:59
24.02.2022 12:27
29.09.2023 08:00
09.07.2023 14:31
29.01.2023 14:06
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.