Gümüşhane nüfusu çok az olan iller arasında. Nüfusun olmadığı, bir başka ifadeyle, nüfusun artmadığı yerde, ne sanayi gelişir, ne ticaret gelişir.
Bir zamanlar iki arkadaş birleşerek somya ve sandalye imal ettiler. İmal edilen somyalardan bir tane aldım. Aradan 50 yılı aşkın bir süre geçti. Hiçbir bozulma emaresi göstermedi somyada. Ne yazık ki, hemşerilerimiz, o iki arkadaşın imal ettiği ne somyaları aldılar ne de sandalyeleri.
Ya ne yaptılar?
Mağazalardan onların sattığından çok fazla fiyatlarla somya ve sandalyeler aldılar.
Eminim ki, o pahalı somya ve sandalyeler birkaç yıl kullanılmış sonra bozuldukları için değiştirilmiştir.
Halk arasında bir deyim vardır; “Evden yetene danacık” derler. Adam komşusunun danasını almaz, başka köyden birinin danasını alır.
“Ne bana bir eşek, ne komşuma iki eşek” derseniz birbirinize el atmadan, güç katmadan, alış-verişlerinizi kendi köyünüzün, kasabanızın ilçenizin insanlarından yapmadan nasıl kalkınacaksınız?
Bir hemşerimiz (Zekai Araz) dünyaca tanınmış bir marka olan Ramada Otellerinden birini de Gümüşhane’de yaptı. Otel ilmimizin yüz ağı. Halen hizmet veriyor. Ancak, hemşerilerimiz arasında konuşuluyor; “Zekâi Bey, bu oteli büyük bir ilde yapsaydı. Daha çok para kazanırdı?”
Zekâi Bey iş adamı. O bilmiyor muydu başka ilde Ramada oteli açmasını?
Bir iş adamı olarak elbette biliyordu ama, Gümüşhane için böyle tanınmış bir markanın otel olarak yapılmasının, hem bir ihtiyacı karşılamak, hem de Gümüşhane’ye il ve ülke dışından geleceklere bir zemin hazırlamanın daha isabetli olacağını düşündü.
Herkes, İl dışında ikamet eden yakınlarına haber vermeli, RAMADA diye bir otelimizin varlığını. Resmi ve özel kurumlar, yemekli toplantılarını Ramada otelinde yapmalı. Bilmeyenler, gidip yatmayanlar, yemek yemeyenler bilmez, öğle pahalı da değil.
Karşılıksız hizmet etmeyen, benim bu konuda bir gerçeği dile getirmemden başka anlamlar çıkarmaya çalışabilirler.
Zekâi Beyi sadece ilimize bu yatırımı yaptığı için takdir ediyorum. Arabam olmadığı için gidip gelemiyorum. Gidip gelsem de bu yazıdan sonra ücretsiz hiçbir ikramı kabul etmem mümkün olmayacaktır.
Bu yazıyı da, bir hakkı teslim etmek için yazıyorum. Çalışan, üreten herkese sahip çıkmalıyız. Aksi halde ne göç ü önleyebilir ne de nüfusumuzu beklenen ölçüde artırabiliriz.
Nüfusun olmadığı bir yerde de hiçbir ticaret gelişmez.