enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

“Yedisinde Ne İse, Yetmişinde De Odur”

08.05.2023 10:52
0
A+
A-

Yazının başlığı bir halk deyimidir. Halk deyimleri, özlü sözler, öğle, düşünmeden taşınmadan bir çırpıda söylenmiş sözler değildir.

Ya nedir?

Yılların deneyiminden geçerek, süzüle, süzüle, denene, denene günümüze kadar, bireylere ve toplumlara ışık tutmak amacıyla ortaya çıkmış özdeyişlerdir.

Sözünü ettiğim bu özdeyişler zaman zaman başvurduğum, yolumu aydınlatan kaynaklardır.

Yaşamı boyunca,  bir yoksulun elinden tutmamış, öksüz bir çocuğun başını okşamamış, bir düşkünün yarasına derman olmamış insanlar, ellerine büyük olanaklar geçtiğinde, olmayan insanı yönünü öne çıkarabileceğini mi düşünüyorsunuz.

Yazının başlığı bu amaçla söylenmiştir. Bir başka ifadeyle; “Kırk yıllık Yani, olur mu Kâni?”

Yaşlı ve deneyimli” ârif bir insan, hatalı bir genci uyarmak istemiş. O gencin yakınları, yaşlıya itiraz etmiş. Hem yaşlı, hem de “ ârif olan: “Oğlum” demiş, “Ben onun babasını da, dedesini de, dedesinin babasını da tanıyorum. Uyarımı, geçmişlerini bilen bir insan olarak yaptım, kafadan atmadım.

“Ayağın taşa değmişse, kalbini yokla!” derler. Bir hata işlemişsen, başına gelir.

Kimi kez, atalarının hatasını torunlar da çekebilir. “Torunlar kusur işlememişse, onların günahı ne?” diyebilirsiniz.

Çevresinde, inançlarına bağlı olarak yaşayan bir âlimin çocuklarının içkiye, kumara düşkünlüklerinin nedenini sormuşlar.

“Alim adam; “Gençliğimizde bizi ziyaret etmek için, akıl danışmak için gelenler, yanlarında yoğurt, süt, meyve gibi yiyecekler de getirirlerdi. Ya onların karşılığını vermeliydik ya da onları ihtiyaç sahiplerine dağıtmalıydık. Bunu yapmadık. Çocuklarımızın yanlış yola sapmalarının nedeni odur” demiş.

İnançlı insanlar, su altındaki tarlalarının buğdayından yapılan ekmeğe haram karışmış olabileceğini ileri sürerler.

Neden?

Su altındaki tarlayı sularken, başkalarının su sırasının önüne geçilebilir. Su gereğinden çok harcanabilir. Bu durumda israf olur. İsraf haramdır. Bu nedenle haram karışır su altında elde edilen buğdayın ekmeğine haram karışmış olur.

“Ben şuyum, buyum” diye övünenlere bakmayın. “Elime şu olanaklar geçerse; o olanaklardan, başkalarını şöyle yararlandıracağım, böyle yararlandıracağım” diyenlere kanmayın. Her şey, aslına çeker.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.