enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Yaşlanmanın Sıkıntısı

02.12.2025 11:20
0
A+
A-

İnsanlar, genellikle sevdiği ya da iyilik gördüğü kimselere dua ederken; “Ömrün uzun olsun, ömürlü olasın” gibi dilekler dilerler.

Uzun ömürlü olan insanların, günü gelince; annelerini, babalarını, amcalarını, dayılarını, halalarını, teyzelerini, hatta kardeşlerini, dostlarını kaybedeceğini ve bunların acısına katlanmak zorunda kalacaklarını hesap etmezler.

Çok sevdiğimiz, değerli dostumuz, Mehmet Ali Çubukçu’nun aramızdan ebediyen ayrılması nedeniyle, yazdığım yazıda ifade ettiğim gibi, Cahit Sıtkı Tarancı; “Hayata beraber başladığımız/ Dostlarla da yollar ayrıldı bir, bir/ Gitgide artıyor yalnızlığımız” diyordu.

Aslında, her yaşın gereğini yaparsanız güzelliği var.

Nedir o güzellik?

Ders almasını bilirseniz, daha az hata yaparsınız. Sürekli okursanız; bilginiz artar, görgünüz artar, deneyiminiz artar. Daha çok insan tanır, her tanıdığınız insandan bir şeyler daha öğrenirsiniz. Öğrendiklerinizi başkalarına aktarma olanağını bulursunuz. Acılarla kavrulursunuz ama o acılar pişirir insanı.

Kıyıda, köşede bırakılırsanız, aranmaz, sorulmazsanız, size yollarda, kaldırımlarda, toplu iletişim araçlarında yol vermezlerse, artık kimseye ışık tutamaz konuma gelince, en yakınlarınız tarafından bile unutulursanız, o acıya da katlanmak zorunda kalırsınız.

İleri yaşında, prostat rahatsızlığı olan dayım Hazım Tuğlu’yu hastaneye götürdüm, Ürolog olan doktorun odasına gittik. Ürolog olan doktor yoktu odasında ama bir başka doktor yan masada oturuyordu. Dayım ayakta durmakta zorlanıyordu. Bir sandalyede oturmasını sağladım. Kendim odadan çıktım. Biraz sonra Yaşlı dayımı da “Dışarda bekle” diye odadan çıkarmış doktor.

Çok canım sıkıldı. İçeri girdim o doktora: “Diyelim ki, bu dayım İstiklal Savaşı Gazisi değil. Diyelim ki, Banka Müdürlüğü yapmamış. Diyelim ki, Belediye Başkanlığı yapmamış, sıradan yaşlı bir hasta. Sen hekim olarak, o saydığım unvanların sahibi olan, yaşlı bir hastayı sandalyeden kaldırmaya utanmıyor musun?” dedim. Allahtan ki, sesini çıkarmadı. Beklediğimiz doktor geldi. O olayı da anlattım, muayene etti. “Ameliyatı gerekir ama bu yaşta ameliyata dayanabilir mi’ diye düşündü. Teşekkür ettik ve ayrıldık.

İşte, kimilerinin “Ömrün uzun olsun” diye dua ettiği yaşlılar, bu anlattığım olaylarla da karşılaşıyor.

Herkesin ömrü uzun olsun ama, insanlık kadri bilen toplumlarda olsun.

Yazarın Diğer Yazıları
14.07.2024 17:42
24.05.2024 13:36
29.03.2023 17:05
03.08.2022 10:39
28.07.2022 11:41
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.