Başlıktaki deyim anonimdir. Yerinde söylenmiş bir ifadedir.
Şehirlerin temizliği Belediyelere ait bir görevdir. Ancak, şehirlerde, kasabalarda ya da köylerde oturanların, evlerinin önünü, yürüdükleri sokakları, caddeleri, oturdukları parkları
Yıkandıkları hamamları, cenazeleri toprağa verdikleri mezarlıkları kirletmek gibi bir görevleri var mı? Elbette yok.
Öğle ise, temizlik görevini Belediyeler üstlenmiş diye biz, hangi gerekçeyle kirletiyoruz?
Caddelerde ara, ara çöp kutuları, çöp bidonları var. İçtiğimiz sigaranın izmaritini, çöp kutuları yerine niye caddelere, sokaklara atıyoruz?
Sabahları gazeteye yürüyerek geliyorum. Caddelerden gelirken yerlere atılmış izmaritleri, kâğıt parçalarını, boş şişeleri görüyorum.
Kütüphaneye çıkman merdivenlerden iniyorsam, merdivenin her basamağında bir sigara izmariti ya da kâğıt parçası, bu kent için utanç vesilesi değil mi?
Kaldırımlarda oturma biçimlerimiz de edebe, ahlaka uygun değil. Pek ç ok hanımlar, bu yüzden çarşıya çıkmaktan, kaldırımlarda yürümekten hicap duyuyorlar.
Gümüşhane Merkez ilçede, ilçelerimizde oturan herkesi şehir halkından sayıyoruz. Şehirlerde oturanların da kuralları var.
Nedir o kurallar?
Herkesin, gelip geçtiği kaldırımlarda durup sohbet etmemek. İşyerlerinin önünde, bacak bacak üstüne atıp oturmamak Başkalarını rahatsız edecek yüksek sesle, özellikle de küfürlü sözlerle konuşmamak. Kaldırımlarda, toplu taşım araçlarında, yaşlılara, sakatlara ve bayanlara yer vermek. Yerlere tükürmemek. Oturdukları yerleri kirletmemek. Alış-verişlerinde, konuşmalarında tartışmalarında nezaketi elden bırakmamak. Bu saydığım kurallar, şehirlerde ve toplu yaşantılarda uyulması gereken kurallardır. Toplum içinde yaşayanlar için, olmazsa olmazlardır. Gümüşhanelilere yakışan davranışlardır.
Konuyu temizlikten açtık, davranış biçimlerine getirdik. Çünkü temizliğe uymak da bu davranışlarla ilgilidir.
Şehrin temizliğini belediyelerden bekleyelim ama biz de kirletmemeye, insan içinde insanca, edeple davranmaya özen gösterelim.