Arapçadan dilimize giren bir sözcüktür vefa. Verilen sözü tutmak, sosyal ilişkilerde değer bilmek gibi anlamlarda kullanılır.
CHP Eskişehir Büyük şehir İl Başkanlığını 5 dönemdir başarıyla sürdüren Yılmaz Büyükerşen yerine, O’nun önerdiği Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ayşe Ünlüce’yi aday göstermiş.
Eskişehir’e Rektör olarak gelen Büyükerşen, Rektörlüğü görevinde de tarih yazmış, Üniversiteye bağlı Açık Öğretim Fakültesi kurmuş, ülke çapında üniversite öğretimi görmemiş yüz binlerce memuru, vatandaşın üniversite mezunu olmasını sağlamış değerli bir insandır.
Üniversite rektörlüğünden sonra, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığını 5 dönemden beri sürdüren Büyükerşen, Eskişehir’i Türkiye’deki ve Avrupa’daki uygar kentlerden biri konumuna getirmiş, Kentin içinde kirlenmiş olarak akan Porsuk çayını gözyaşı gibi temiz akan bir çay konumuna getirmiş, denizi Eskişehir’e getirmemiş ama Porsuk Çayının bir yerini, kumsalıyla yıkanılır bir statüye kavuşturmuştur.
Eskişehir ilk kez gören yerli ve yabancılar, Eskişehir’e hayran kalmaktadır.
Eskişehir’de bir aşevi de kuran ve yüzlerce yoksul halkın yemek yemesini sağlayan Büyükerşen’e bir darbe de siyasi iktidardan gelmiş, aşevini kapatmış, bu amaçla bankada biriken yardımlara da el koymuş ama Büyükerşen, yine bir yolunu bulup yoksul insanları kollamayı sürdürmüştür.
Uzun sözün kısası, Yılmaz Büyükerşen, yalnız Eskişehir tarihine değil, Türkiye tarihine altı harflerle yazılması gereken çok başarılı bir yönetici, çok başarılı bir devlet addır.
31 Martta yapılacak olan Yerel Yönetimler seçimlerinde, Sayın Yılmaz Büyükerşen yeniden Belediye Başkanı olmak istemediyse, söylenecek bir söz yok. Ama kendisine Belediye Başkanlığına aday olmaması açıkça olmasa da, yaşı bahane edilerek anlatılmak istenmişse çok ayıp edilmiştir.
Eskişehir’de Büyükerşen’e sürekli oy veren vatandaşlar da bunun farkındaysa, CHP’nin Eskişehir’de yeniden Belediye Başkanı seçtirmesi çok kolay olmayacak, belki de kaybedilecektir.
Vefa, çok önemli ve anlamlı bir sözcüktür. Bugün bu gerçeği görmekte zaaf gösterenler, umarım, vefasızlık kendilerine gösterildiğinde büyük pişmanlık duymazlar.