enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Üsküp ve Kosova’da Ecdadın İzleri-1

19.11.2024 11:06
0
A+
A-

Osmanlı’nın bir nevi kara kutusu olan Balkanlar ve Balkanlarda Osmanlı izleri

Osmanlı Devleti çok kültürlü bir yapıya sahip, üç kıtaya hakim bir büyük imparatorluktu. Söz konusu devlet birçok dinî, etnik ve kültürel grupları içinde barındırırdı. Bu devasa devlet içerisinde başta Kürt, Laz, Çerkez, Rum, Ermeni ve Arap olmak üzere onlarca ırktan insan barış içerisinde yaşamaktaydı. İnanç olarak da başta Müslümanlar olmak üzere Hıristiyanlar ve Yahudiler mevcuttu. Kimse inancından dolayı kınanmazdı. İnancı ve ırkı ne olursa olsun, bu toprakların üzerinde yaşayan herkes “Osmanlı” vatandaşı sayılırdı.

Osmanlı Devleti’nde millet sistemi adalet, sevgi ve hoşgörüye dayanırdı. Devleti meydana getiren insanların hangi ırklardan geldiği sorgulanmazdı, bu bir ayrıntı olarak görülürdü. Farklı milletler Osmanlı paydası altında huzur ve sükûn içerisinde yaşardı.

Altı asır boyunca dünyaya adalet dağıtan Osmanlı Devleti’nin en önemli yerleşim yerlerinin başında Balkanlar gelmekteydi. Onun içindir ki 13. yüzyıla kadar Romalıların yönetiminde kalan  Balkanlardaki Osmanlı mirası sanıldığından daha önemlidir. Osmanlılar Balkanlara ilk adımını 1360 yılında atmıştır. Bu ilk adımdan sonra ecdadımız bu stratejik coğrafyada 500 sene gibi uzun bir süre kalabilmiştir. 19. asrın sonlarına doğru Rusların buraya girmesiyle Balkan Savaşları çıkmış, Birinci Dünya Savaşı’nın etkisiyle de maalesef geriye çekilme süreci başlamıştır. Bu da Balkanlardaki sonun başlangıcı olmuştur.  Osmanlı’nın bir nevi kara kutusu olan Balkanlar deyince öncelikle bugünkü Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp ve artık bağımsız bir devlet olan Kosova akla gelmektedir. Balkanların bu iki güzide yeri dün olduğu gibi bugün de önemini muhafaza etmektedir. Bu iki tarihî yerleşim yeri hakkında doyurucu bilgi ve hatıralara ulaşmak için kıymetli şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler’in “Üsküp’ten Kosova’ya” adlı kitabı okunmaya değerdir.

Özelde Kuzey Makedonya’nın, genelde Balkanların incisi: Üsküp

Kuzey Makedonya’nın kuzeyinde bulunan ve göz kamaştırıcı doğasıyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakan başkent Üsküp, şehrin ortasından geçen Vardar Nehri ile ikiye ayrılır. Yani Balkan Yarımadası’nın ortasında Vardar Nehri’nin her iki yakasında yer alır. Şehrin denizden yüksekliği 220-340 metre civarındadır. Tetovo, Brod, Totov, Sveti ve Kumanova şehirlerine komşu olan Üsküp’ün 10 ilçesi vardır. Her sene pek çok insan tarafından ziyaret edilen bu güzel şehir, tarih boyunca pek çok önemli uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Şehrin adı, “sığınılacak yer” anlamına gelen “scupi” kelimesinden gelir. 571,5 km2 yüz ölçüme sahip olan Üsküp, subtropikal bir iklime sahiptir. 2002’deki nüfus sayımı sonrası verilen resmî bilgilere göre nüfusun % 66,75’i Makedon, % 20,49’u Arnavut, % 1,7’si Türk, % 2,82’si Sırp, % 4,63’ü Roman, % 1,5’i Boşnak’tır. Müslümanlar toplam nüfusun % 28,32’sini teşkil eder.

Üsküp’ün Osmanlı idaresine geçişinin hikâyesi şöyledir: Yıldırım Bayezid 1390’da Timurtaş Paşa, Evrenos ve Paşa Yiğit beyleri Sırbistan’ın fethine gönderdi. Üsküp, Osmanlı uç beylerinden Paşa Yiğit’in akınlarına hedef oldu ve onun tarafından ele geçirildi. Batılı müellifler şehrin 6 Ocak 1392’de Osmanlı idaresine girdiğini kaydederler. Fetihten sonra Paşa Yiğit Bey, Saruhan bölgesinden getirtilen Türkmenleri Üsküp ve yöresine yerleştirdi. Şehir zaman içerisinde cami, mescid ve medreselerle Osmanlı şehrine dönüştü. Köklü tarihî geçmişi ve kozmopolit kültürü ile etkileyici ve büyüleyici bir şehir olan Üsküp; Roma ve Osmanlı dönemlerinden kalma tarihî eserleriyle yerli ve yabancı turistlerin adeta cazibe merkezidir.

Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.