enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhpgümüşhanegümüşhane haberler
DOLAR
49,6024
EURO
55,7396
ALTIN
6.584,32
BIST
11.696,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Çok Bulutlu
21°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
18°C
Pazar Az Bulutlu
19°C

Tarihten Bugüne İstanbul Köşk ve Sarayları-2

21.10.2026 12:10
3
A+
A-

Yıldız Sarayı, Osmanlı’nın başkent İstanbul’daki önemli bir idare merkezidir.

Altı asır boyunca dünyaya adalet dağıtan Osmanlı Devleti’nin ihtişamını yansıtan en büyük ve en görkemli saray Topkapı Sarayı olsa da, Yıldız Sarayı da ondan sonraki saraylar içerisinde apayrı bir önem ve yer teşkil eder. Bu saray, zamana tanıklık eden ve Osmanlı’yı 33 sene idare eden II. Abdülhamit Han tarafından uzun yıllar boyunca kullanılmıştır.

İstanbul Boğazı’na ve Marmara’ya hâkim yüksek bir arazi üzerine inşa edilen Yıldız Sarayı, Osmanlı Devleti’nin İstanbul’da yaptırdığı son büyük saraydır. Genel vaziyet planı bağlamında “Doğuda Saray (Devlet Yönetimi ve Harem) – Batıda Cuma Camii (Yıldız Hamidiye Camii)” kurgusuyla Türk-İslâm saray mimarisi geleneğini sürdürmektedir. 500.000 m2 alana sahip olan Yıldız Sarayı, 3 büyük kısımdan meydana gelmektedir. Birincisi devlet yönetimini ilgilendiren yapıların bulunduğu asıl saraydır, ikincisi Sultan’ın kendisine ve haremine ait olan hususi bölümdür, üçüncü bölümü ise dış bahçe ve çevre yapılar oluşturmaktadır. Dış bahçe denilen yer, bugünkü Yıldız Parkı’dır. Saltanat döneminde saraya mahsus olan bu büyük park, günümüzde halka açıktır. Devrinde birçok köşklerin ve yapıların bulunduğu bu kısımdan günümüze sadece Çadır, Malta ve Şale köşkleri ulaşmıştır.

Sultan II. Abdülhamit Han tarafından uzun yıllar boyunca Osmanlı’nın yönetim merkezi olarak kullanılan Yıldız Sarayı, onun dışında çok fazla tercih edilmemiştir. Sultan II. Abdülhamid’den sonra tahta geçen Sultan V. Mehmed Reşad, daha çok Dolmabahçe Sarayı’nda ikamet etmiştir. 4 Temmuz 1918 tarihinde tahta çıkan son Osmanlı Padişahı Sultan Vahdeddin ise II. Abdülhamid gibi Yıldız Sarayı’nda ikamet etmeyi tercih etmiştir. Fakat bu saray Sultan Vahdeddin’e hiç de iyi gelmemiş, Osmanlı’nın sonunu burada görmek durumunda kalmıştır. Sultan Vahdeddin, Mustafa Kemal Paşa’ya 9. Ordu Müfettişliği vazifesini burada, ağabeyi II. Abdülhamid’e hal’ kararının tebliğ edildiği odada vermiştir.

Beylerbeyi Sarayı, İstanbul puzzle’ının önemli bir parçası olma özelliğini koruyor.

Dünkü ve bugünkü örneklerine asla benzemeyen, dünyaya huzur ve sükûn getiren, hakkı ve hukuku daima muhafaza eden bir cihan imparatorluğu olan Osmanlı Devleti’nin, İstanbul’un siluetine zenginlik kazandıran saraylarından biridir Beylerbeyi Sarayı. Aynı ismi taşıyan semtte bulunan ve yazlık saray olarak kullanılan, görünüşüyle bir bibloyu andıran bu özgün ve güzel saray, İstanbul’un iki yakasını bir araya getiren Boğaziçi (15 Temmuz Şehitleri) Köprüsü’nün Anadolu yakasındaki ayaklarının yanında ve yakınında yer almaktadır. Şehrin tarihî güzellikleri arasında önemli bir yer teşkil eden bu kadim saray, dünyanın en eski ve en güzel metropollerinden biri olarak gösterilen İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bulunmaktadır.  İhtişamından bir şey kaybetmeyen bu tarihî bina, bugünlerde müze olarak ziyaretçilere hizmet vermektedir. Bu güzel saray, İstanbul puzzle’ının önemli bir parçası olma özelliğini koruyor.

Rumeli Beylerbeyi Mehmed Paşa’nın buradaki yalısından dolayı “Beylerbeyi” adını alan bu semtte inşa edilen Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdülaziz (1861-1876) tarafından yaptırılmış,  Hicrî 1281 senesi Zilkade ayının 25. Cuma günü açılmıştır. Saray ana binası, bodrumu ile birlikte üç katlıdır ve saray 24 oda, 6 salondan oluşur.

Beylerbeyi Sarayı sadece görünen mermer binadan ibaret değildir. Ana binanın dışında Beylerbeyi Sarayı’na bağlı birçok ek yapılar ve bahçeler de mevcuttur. Bunlar arasında Mermer Köşk, Sarı Köşk, Ahır Köşkü, Saray Bahçeleri ve Deniz Köşkleri sayılabilir.

Boğaz’ın incilerinden biri olan Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesinde çok sayıda aslan heykeli vardır. Yine sarayın bahçelerindeki bambu koruluğu dikkat çeker. Bu bambular bir sahil sarayı olan Beylerbeyi Sarayı’nın rutubetten korunması için dikilmiştir.

Beylerbeyi Sarayı, Sultan II. Abdülhamid Han’ın ölümüne tanıklık ettiği için fevkalâde hüzünlüdür. Sosyal ve siyasî hikâyelere mekân olduğu için de gizemlidir. Bu saray, Boğaz’ın kıyıcığında o bembeyaz görünüşüyle nazenin bir gelini andırmaktadır. Hülasa Beylerbeyi Sarayı acısıyla, tatlısıyla, onurlu ve dik duruşuyla zamanın tanığıdır.

  1. yüzyıldaki yenilikleri ve değişimi yansıtan ahşap Çırağan Sarayı, mimarî özellikleri bakımından Batılılaşma döneminin ilk örneği sayılır. Sarayın yapımında üçgen alınlık, iyonik sütun başlıkları, mermer çatı korkulukları ve çoklu sütun dizileriyle Batı kökenli mimarî form ve süsleme öğeleri yoğun olarak kullanılmıştır. Sarayın üç katlı ikinci ana bölümünün Daire-i Hümayûn olduğu tahmin edilmektedir. Ahşap Çırağan Sarayı 1857’de yıktırılmıştır. Sultan Abdülmecid’in saltanat yıllarında Nikoğos Balyan’a bir ön çalışma yaptırılmış, ancak hazinenin borçları nedeniyle bu alanda yeni bir saray yapılamamıştır.
Yazarın Diğer Yazıları
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.