Yerel seçimlere 3 aydan az zaman kaldı. Her yaştan, her meslekten, her seviyeden vatandaşlar siyaset konuşuyor şimdi.
Gerekli mi siyaset konuşmak?
Gerekli ama seçimler oluncaya kadar, insanların zamanlarının çoğunu siyaset konuşmak yerine, kendi işine ayırsa, elbette daha doğru olur.
Avrupa’da uzun süre kalanlarla konuşuyoruz. Halkın, ülkemizde olduğu kadar siyaset konuşmadıklarını, seçimin yapılacağı tarihi bile akıllarında tutmadıklarını, yalnız seçim günü oylarını kullanarak evlerine ya da işlerine döndüklerini söylüyorlar.
Bizde, siyaseti konuşması gereken-gerekmeyen herkesi bir hastalık gibi sarmış.
Sanırım, herkesin siyaset konuşması, çoğunun zamanlarının dolu olmamasından, siyasetten bir şeyler umduğundan kaynaklanıyor.
Gümüşhane’den uzakta da olsam, Gümüşhane’de yayınlanan Gazetemiz Kuşakkaya’da izliyorum olup bitenleri.
Gümüşhane Merkez ilçe ve ilçelerimizde en çok da İktidar partisi ve ortaklarından aday olan var. Herhalde, iktidar partisinden çok aday olmanın da bir hesabı var.
1950 tarihinden bu yana geçirdiğimiz seçimleri anımsıyorum. Gerek yerel seçimlerde, gerekse milletvekili seçimlerinde çok aday çıkmazdı. Gerçi o tarihlerde iki büyük parti vardı; Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti. 1960’lı yıllardan günümüze kadar siyasi parti saylısı çok arttı. Önümüzdeki yerel seçimlere 36 parti girecekmiş.
Parti sayısı çok olunca, taraftarların sayısı da çok oluyor, adayların sayısı da artıyor, siyasetten çok konuşulmasının nedeni de, sanırım biraz da bundan kaynaklanıyor.
Partilere çok adayın başvurması bir bakıma olumlu karşılanmalı. Demek ki, yetişmiş insan sayısı artıyor, kendine güvenen insan sayısı artıyor, elbet yıldan yıla çoğalan nüfus sayısının da payı var çok aday çıkmasında.
Halkın tamamı bilinçli olsa, kişisel çıkarlardan çok, ülke çıkarları düşünülse, daha da önemlisi, oy veren yurttaşlarımız liyakati ön planda tutarak adam seçebilse ve işin ehli oldukları halde, kimileri kenarda durmayıp, siyasete soyunsa daha iyi olur.
Tüm adaylara başarılar diliyorum.