Siyasi partiler, Anayasal kuruluşlardır. Çizgileri yasalarla belirlenmiş, hilesiz, hurdasız yapılan seçimlerle işbaşına gelir ve ülkeyi yönetirler.
Eskilerin amme dedikleri kamu ise, toplumun tümünü ilgilendiren bir kurumun adıdır. Kamu personeli deyince, aklımıza siyaset gelmez, toplum adına çalışan elemanlar gelir.
Bir insan, siyaset yaparken kamuda görev alabilir. Ancak, siyaset yapan kişinin kamuda çalışmaya başladığı an, siyasetle bağları kesilir. Kesilmelidir. Hem kamuda çalışıyor, hem de siyasi partilerden birinin yararına görev yapıyorsa, o kişi, iki şıktan birini kabul etmek zorundadır. Ya kamuda çalışmayı seçecek ya da kamudan ayrılarak siyaset yapacaktır.
Hiçbir birey, kamuda çalışan bir memur ya da yöneticiden siyasi bir destek arama hakkına sahip değildir. Kamuda çalışanlar da bireyler arasında siyasi bir tercih yapamaz.
Demokrasi ile yönetilen ülkelerde durum böyledir.
Demokrasi ile yönetilen hiçbir uygar ülkede, kamu ile siyasetin birbirine girmesi görülmemiştir. Görülüyorsa, o ülke demokrasi ile yönetilmiyor demektir.
Bir siyasetçi, kamuda çalışırken, hiçbir şekilde ve hiçbir amaçla, siyasi kimliğine görevine karıştırmaz. Huzuruna gelen hiçbir kimseye, siyasi görüşlerinden ötürü farklı bir işlem yapmaya kalkışmaz.
Somut bir örnek vermek isterim. Fevzi Ataç, 1950 yılında Cumhuriyet Halk Partisinden Gümüşhane’de milletvekili adayıydı. Gümüşhane de de, ülke genelinde de, Demokrat Parti kazanmıştı. Başbakan Adnan Menderes, Ataç’ın bu görüşünü bildiği halde, onu önce İstanbul da Karayolları Bölge Müdürü, sonra da Karayolları Genel Müdürü yapmıştı. Hatta 1957 milletvekili seçimlerinde, Başbakan Adnan Menderes’le, Fevzi Ataç arasında; Gümüşhane’yi Demokrat Parti mi, Cumhuriyet Halk Partisi mi kazanır diye bir tartışmaya girmişlerdi. Kazanan, karşı tarafa bir kat elbise yaptıracaktı. 1957 seçimlerinde Gümüşhane de CHP kazanmıştı. Fevzi Ataç bu duruma Başbakan Menderes’e hatırlattı. Menderes de, “Benim terzime git sana bir kat elbise yapsın” dedi. Menderes de elbiseyi yaptırdı
Adnan Menderes ile Karayolları Genel Müdürü Fevzi Ataç arasındaki bu samimi iş birliğinden kim kazandı?
Partilerden biri ya da öteki değil, ülke kazandı.
Siyaset yaparken kamuya geçenler de böyle hareket etmeli. Bu örnek, herkesin kulağına küpe olmalı.