enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp gümüşhane gümüşhane haberler
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Doç. Dr. Recep Çelik Gazze Direnişini ve Tarihsel Boyutunu Anlattı

Gümüşhane Üniversitesi, yeni akademik dönemin ilk etkinliğini Gazze’deki insani kriz ve Filistin halkının direnişine ayırdı. Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Recep Çelik, İsrail’in dini temelli iddialarının uluslararası hukuk nezdinde hiçbir geçerliliğinin olmadığını belirtti.

Doç. Dr. Recep Çelik Gazze Direnişini ve Tarihsel Boyutunu Anlattı
BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
16.09.2026 11:46
0
A+
A-

Gümüşhane Üniversitesi, akademik yılın ilk organizasyonunu Filistin gündemiyle düzenledi.

Hüseyin Nihal Atsız Kültür Evi’nde gerçekleştirilen “Bir Halkın Varoluş Savaşı: Gazze” başlıklı söyleşide, bölgedeki insani kriz ve Filistin halkının direnişi tarihsel, dini ve jeopolitik boyutlarıyla ele alındı.

Akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı programda, Gümüşhane Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Recep Çelik konuşmacı olarak yer aldı.

İsrail Saldırılarının Teolojik Arka Planı ve Hukuki Durumu

İsrail’in askeri hamlelerinin arkasındaki dini gerekçeleri değerlendiren Doç. Dr. Recep Çelik, Tevrat’ta geçen “Amalek” anlatısı ile Nil’den Fırat’a kadar uzanan coğrafyayı kapsayan “Vadedilmiş Topraklar” (Arz-ı Mevut) inancının bir meşrulaştırma aracı olarak kullanıldığını ifade etti. Çelik konuşmasında, “Teolojik iddialar hukuku bağlamaz” diyerek, bu iddiaların uluslararası hukuk nezdinde hiçbir geçerliliği ve bağlayıcılığı olmadığını vurguladı.

Filistin meselesinin tarihsel gelişimini aktaran Çelik; Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgedeki hakimiyetinin sona ermesini, İngiliz manda yönetimini, 1916 Sykes-Picot Antlaşması’nı ve 1917 Balfour Deklarasyonu’nu temel kırılma noktaları olarak nitelendirdi. 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıyla başlayan savaşlara değinen Çelik, 1979 Camp David Sözleşmesi ile Mısır’ın denklem dışı kalmasının Filistin davasını yalnızlaştırdığını söyledi.

Nüfus Yoğunluğu, Göç Baskısı ve Tünel Direnişi

Gazze Şeridi’nin dünyadaki en yüksek nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerden biri olduğuna dikkati çeken Çelik, bölge halkının topraklarını terk etmeme kararını şu sözlerle açıkladı: “Filistin halkı, geçmişte yurtlarından ayrılanların bir daha geri dönmelerine izin verilmediğini çok iyi biliyor. Bu tarihsel hafıza, insanları her türlü ağır bedele rağmen topraklarında kalmaya ve direnmeye sevk ediyor.”

Çelik ayrıca, askeri literatürde “Gazze Metro” olarak adlandırılan tünel ağlarının İsrail ordusunun saha ilerleyişini sınırlandıran kritik bir savunma unsuru haline geldiğini kaydetti.

Sinemanın Etkisi ve Diplomatik Tanınma Adımları

Uluslararası kamuoyunun değişen algısına değinen Çelik, İsrailli ve Filistinli yapımcıların ortaklığıyla hazırlanan “No Other Land” ve “Naza” gibi belgesel filmlerin sahadaki gerçekliği dünya gündemine taşıdığını ifade etti. İspanya, Norveç ve İrlanda gibi ülkelerin Filistin Devleti’ni resmi olarak tanıma kararlarını olumlu adımlar olarak değerlendiren Çelik, Doğu Kudüs başkentli, bağımsız bir Filistin Devleti kurulmadan Orta Doğu’da kalıcı barışın sağlanamayacağını belirtti. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından etkinlik sona erdi.

Haber: Burak Buğra Üzüm

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.