Uygar toplumlarda, seçim güvenliği, yalnızca iktidardaki partilere bırakılmaz. Bireylerin her biri, verdikleri oyun ne kadar değerli olduğunu bilir.
Hiçbir seçmen verdiği oyun nereye gittiğini bilemezse, seçim yapmanın da bir anlamı olmaz. Seçmenler, güvenliği sağlamakla yükümlü olan devlet görevlileri kadar, dikkatli olmalıdır.
Seçimleri hileli yollardan etkilemek için çaba gösterenler vardır. Yaşamım boyunca iki kez sandık Başkanlığı görevi yaptım. Çok ciddi olmamak koşuluyla, ikisinde de bazı sorunlar yaşadım.
İlk sandık başkanlığı görevim 1957 yılındaydı. Şimdi Köse’ye bağlı bir köydeydim. Sandığa atılan oylar, imzalı olarak kullanılan oylardan iki adet fazla çıkmıştı.
Her seçmene bir zarf veriliyor, oylar da kullanılacak yerde bulunuyordu. Demek ki, seçmenlerden biri ya da ikisi birer oy fazladan koydu zarfın içine.
Bu durumda ne yapılacaktı?
Kullanılan oylardan iki tane çekilecek, ikisi de bakmaksızın iptal edilecekti. Öyle yaptık. Soba kuruluydu, içinde biraz ateş de vardı. İki oyu da sobaya attık. Yine de vatandaşın biri, bizden önce Kelkit seçim kuruluna gitmiş, Cumhuriyet Halk Partisinin iki oyunu (Sandık Başkanı olarak) yaktığımı söylemiş. O tarihlerde memur olduğum için, Hâkim de beni tanıdığı için üzerinde durmadı.
İkincisi 1965 yılındaydı. Gümüşhane’nin bir köyünde Sandık Başkanı görevini yapıyordum. Orada da, aslen o köylü, bir başka yerde memur olan kişi, sandık mahalline yakın duruyor, geleni, geçeni ayartmaya çalışıyordu. Köyün muhtarı ile birlikte, o kişiyi sandık mahallinden uzaklaştırdık ve görevimizi engellemeye çalışması halinde, durumu Seçim Kurulu Başkanına bildireceğimi söyledim. O konuyu da öylece kapattık.
Seçim kurullarında, siyasi partilerin temsilcileri de var. Seçimlerin sağlıklı bir şekilde yapılması için onlara da sorumluluklar düşüyor.
İşin içine hile sokmaya çalışmanız halinde, her türlü hile yapılabilir. Seçim torbasına atılan ve ağzı mühürlenen torbalar bile açılabilir ve oylar yer değiştirilebilir.
60-70 yıl içinde neler görmedik, neler yaşamadık. Seçim Kurullarına ne türlü baskılar yapıldığı haklı itirazların bile işleme konulmadığı olaylar yaşadık.
Gümüşhane Merkez ilçede, yerel seçimlerde bir sandıkta, sonucu değiştirecek kadar mühürsüz oylar kullanıldı ve Seçim Kurulu Başkanlığınca iptal edilmesiydi sonuç değişecekti.
Ünlü bir deyimdir; “Minareyi çalan kılıfı hazırlar”
O nedenle “Seçim güvenliği” konusu üzerinde durmaya çalıştım.
Seçim güvenliği sağlanamazsa, seçimleri ha yapışsın, ha yapmamışsın gibi olur.