Sözünü ettiğim Ordu ilçemiz değil. Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünden sonra, leş kuşları gibi, İmparatorluğun enkazına çöreklenen İmparatorluk haritası içinde Türklere küçücük bir yer bırakan, kalanını aralarında paylaşan (Eskilerin deyimiyle) 7 düvele karşı, Büyük Mustafa Kemal’in öncülüğünde Türk Kurtuluş Savaşını başlatarak zaferle sonuçlandıran, erinden Mareşaline kadar tüm askerlerin oluşturduğu büyük güçten söz ediyorum.
Uzunca bir cümleyle anlatmaya çalıştığım Türk Ordusu bu idi.
Ya şimdi?
Ona bir şey diyemiyorum. Yalnız şu kadarını söylemeliyim ki, bir felaket karşısında, ordu içinde ne kadar general, albay diğer rütbeli subaylar ve erler kalmışsa, onlar da ölümüne vuruşmaktan geri durmazlar.
Canımı sıkan şu oldu. Bir haber geçti sözlü basında. Bu birkaç yıl içinde 1817 Albay emekliye ayrılmış ya da ayrılma gereğini duymuş.
Havacı, karacı, denizci generallerden pek bir şey kalmadı orduda. Kalanların da başı dertten kurtulmuyor.
Ülkenin başına büyük felaketler açan ve halk arasında FETÖ olarak adlandırılan kişinin hışmına uğrayan generaller, bugündü ayanı metotlarla soruşturuluyor. Çoğu seksen yaşını geçmiş bu general ve amiraller ömürlerinin kalan kısmını eşleri, çocukları ve torunlarıyla birlikte geçirmek yerine hapishanede geçiriyorlar.
Hal bu ki, siyasi iktidarlar, içinde bulunduğumuz koşullar altında emekliye ayrılan ya da sevk edilen o generallerin askeri alandaki deneyimlerinden yararlanma yoluna gitselerdi, çok daha doğru yapmış olurlardı.
Önümüzdeki günlerde ya da haftalarda hâkim karşısına çıkacaklar. Gerçek anlamda suç işlemişlerse, cezalarını görecekler. Suçları yok ise, beraat edeceklerse, o vebali kim üstlenecek?
Biz yazının başına dönelim ve yazıyı sonuçlandıralım.
Türk Ordusunu, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının birlikte kurdukları ordunun hüviyetine kavuşturmalı, çeşitli bahanelerle değerli general ve üst düzey subayları ordudan uzaklaştırmamalıyız.
Ordu, hiç bir siyasi partinin çizgisinde değil, Türk Ulusunu koruyacak, kollayacak bir çizgide ve güçte olmalıdır.
Hangi koşullar altında olursa olsun, Türk ordusuna sevgimiz ve güvenimiz eksilmiş değildir.