Gazetelerde bir haber: Marmaris Çamlı da, orman içinde 13.548 metrekare yüzölçümünde arazi satılacakmış.
Hukukçular, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de, Cumhuriyet döneminde de ormanlık alanların, meraların satılamayacağına ait yasalar bulunduğunu söylüyorlar.
Fatih Sultan Mehmet, bu nedenle; “Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim!” diyordu.
Şimdi, belli ki, orman ve meraların satılmasını engelleyen yasalar yürürlükte de olsa, bu satışları kimse engelleyemiyor.
Daha birkaç gün önce Muğla Akbelen Ormanlarında ve tarım alanlarında orman katliamı başlamıştı.
Gençler, yaşlılar, kadınlar ağaçlara sarılıyorlardı kesilmesinler diye. Jandarmaya da emir verilmişler köylüleri kesim alanından uzaklaştırıyorlardı. Köylülerle jandarma arasında bir tartışmadır gidiyordu.
Gerçekte; Bağımsız Mahkemeler karşısında, kanunsuz emirleri yerine getirmek jandarmaları kurtarmazdı. Mahkemeler de bağımsız değilse, söylenecek bir söz yok artık.
Daha önceki yazılarımın birinde yazmıştım. Yörügold firması Gümüşhane’de altın madeni çıkarmaya soyunmuştu. Altın ayrıştırmada siyanür ve diğer zehirli maddelerin kullanılacağı bilindiği için Gümüşhane halkı karşı çıktı bu Kanadalı firmaya. Zamanın valisi ile birlikte, gazetecilik kimliğimizle firmanın Türk yetkilisine gitmiştik. Yetkili; “Daha önce ormanlık alanların resimlerini gösterdi bize” ve sözüne devamla; “Bu ormanlık alanın altından altın çıkarıldı, sonra bu konuma getirildikten sonra bırakıldı” demişti. Hal bu ki, hiç bir yerde böyle olmadığını görüyoruz. Kaz dağlarındaki ormanların havadan görünüşlerini herkes izledi. Ormanların ortasında sadece, bir otun bile bitmediği çıplak dağlar insanın içini yakıyordu.
Yalnız Kaz dağları mı?
Hayır, işte Ordu ve ülkemizin çeşitli yerlerindeki çıplaklıklar. Yerli-yabancı üç beş firma para kazanacak, bize de üç-beş kuruş verip gidecek diye, bu ülkeye yazık etmiyor muyuz?
O kesilen ormanların, zeytinliklerin, meraların, diğer tarım alanlarının eski konumlarına getirilmesi için elde edilen gelirin kaç katını harcamamız gerekiyor? Kaldı ki, ayrıştırmada siyanür kullanıldıktan sonra, ıslah edilmiş hiçbir alan yok.
Efendiler! Ülkenin ormanları da, tarımı da elden gidiyor!
Fark etmiyor musunuz?